Ümit Özdağ canlı yayında FETÖ talimatını anlattı
Ümit Özdağ, canlı yayında Zafer Partisi ve İYİ Parti araştırmasını, Mansur Yavaş tartışmasını ve FETÖ’nün kendisine yönelik talimatını anlattı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sözcü TV’de gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı. Özdağ, programda seçim araştırmalarından muhalefetin olası iş birliklerine, FETÖ soruşturmalarından iktidarın anayasa yaklaşımına kadar çeşitli konularda görüşlerini açıkladı.
Anketleri çoğu zaman kullanmadığını belirten Özdağ, bazı araştırmaların seçmeni yönlendirmek amacıyla hazırlanabildiğini düşündüğünü söyledi. Ancak bu kez siyasi tabloyu görmek için bir araştırma yaptırdığını aktaran Özdağ, Zafer Partisi ile İYİ Parti’nin ortak listeyle seçime girmesi halinde oy oranının yüzde 15’e ulaşabileceğini, kararsız seçmenler de hesaba katıldığında bu oranın yüzde 25’e çıkabileceğini ifade etti. Özdağ, bu değerlendirmenin yalnızca iki partiyi kapsadığını ve cumhurbaşkanlığı adaylığının araştırmaya dahil edilmediğini vurguladı.
İki partinin iş birliği yapıp yapamayacağı sorusuna da yanıt veren Ümit Özdağ, bunun mümkün olduğunu söyledi. Partilerin seçime ayrı ayrı girmesi halinde toplam oy oranının yüzde 16 civarında olacağını savunan Özdağ, Türkiye’de milliyetçi eğilimin yükseldiğini belirtti. Özdağ’a göre PKK ile yürütülen pazarlıklar ve anayasa tartışmaları sürdükçe bu eğilim daha da güçlenecek.
Programda, 2023 seçimleri öncesinde Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olması gerektiğini gündeme getiren isimlerden biri olduğu da hatırlatıldı. Özdağ, Yavaş’ın öncelikle adaylığını kendisinin açıklaması gerektiğini belirterek, bu gerçekleşmeden konuyla ilgili yeni bir değerlendirme yapmayacağını söyledi. Yavaş’ın, 2023 seçimleri öncesindeki açıklamaları nedeniyle kendisinden rahatsız olduğunu duyduğunu aktaran Özdağ, “Mansur Bey kendisi aday olmadan bir açıklama yapmam” dedi.
Ekonomik koşulların, Süleyman Demirel dönemindeki gibi bir muhalefetin iktidarı zorlamasına imkân sağlayıp sağlamadığı yönündeki değerlendirmeye de karşı çıkan Özdağ, bugünün Türkiye’sinin geçmişten farklı olduğunu savundu. Özdağ, Demirel bugün hayatta olsaydı Silivri’de bulunacağını ileri sürdü.
Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturma ile Hasan Atilla Uğur hakkında verilen gözaltı kararını da değerlendiren Özdağ, FETÖ’nün geçmişte kendisini doğrudan hedef aldığını söyledi. 2011 yılında Isparta’da ele geçirilen bir belgede Fethullah Gülen’in kendisiyle ilgili ifadelerinin ve bir operasyon talimatının yer aldığını öne süren Özdağ, söz konusu talimatın ardından 2011 seçimleri sırasında kendisine yönelik operasyonlar yapıldığını iddia etti.
Hasan Atilla Uğur’un geçmişte FETÖ kumpası nedeniyle yaklaşık 5,5 yıl cezaevinde kaldığını hatırlatan Ümit Özdağ, Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirildiği dönemde sorgusunda görev alan Uğur’un bugün gözaltına alınmasını dikkat çekici bulduğunu ifade etti. Dosyadaki delikleri bilmediğini ve Uğur’un gözaltına alınmasını gerektiren başka unsurların bulunup bulunmadığından haberdar olmadığını belirten Özdağ, “Harbiyeli Harbiyeliyi öldürmez” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin açıklamaları da programda gündeme geldi. Özdağ, mevcut siyasi ve hukuki ortamda iktidarın istediği düzenlemeleri hayata geçirebilecek imkâna sahip olduğunu savundu.
Hukukun yeniden yorumlandığını, “düşman ceza hukuku” uygulandığını ve mevcut olmayan suçlamalar üzerinden dahi tutuklamalar yapıldığını öne süren Özdağ, bu nedenle yaşananların yalnızca klasik hukuk kurallarıyla açıklanamayacağını söyledi.
Ümit Özdağ, “PKK affı” olarak nitelendirdiği düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’ne taşınabileceğini belirten Özdağ, mahkemenin eşitlik ilkesi üzerinden vereceği bir kararla kapsamı genişletebileceğini ileri sürdü. Özdağ, iktidarın düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından mı genişletileceği yoksa bu adımın kendileri tarafından mı atılacağı konusunda değerlendirme yaptığını iddia etti.




