Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında iki isme ev hapsi
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ile Hasan Ataman Yıldırım hakkında ev hapsi kararı verildi.
Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun, Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni bir operasyon düzenlendi. Soruşturmanın üçüncü dalgasında dört şüpheli gözaltına alındı.
Şüpheliler arasında, Kozinoğlu’nun yaşamını yitirdiği dönemde aynı koğuşta kalan emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım da yer aldı. Diğer iki şüphelinin ise olay tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan ve FETÖ gerekçesiyle meslekten ihraç edilen Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan olduğu belirtildi.
İki şüpheliye ev hapsi
17 Eylül’de gözaltına alınan dört kişi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Ali İşgören ve Necip Doğan ise savcılık ifadelerinin ardından “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi. İki şüphelinin hakimlikteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Ev hapsi kararı verilen Hasan Atilla Uğur, Ahbap soruşturması kapsamında tutuklu bulunan YouTube yayıncısı Oğuzhan Uğur’un babası olarak da biliniyor.
Uğur: Soruşturmanın açılmasını değerli buluyorum
Adliye çıkışında açıklama yapan Hasan Atilla Uğur, Kaşif Kozinoğlu ile geçmişte hem koğuş hem de silah arkadaşlığı yaptığını söyledi. Uğur, Kozinoğlu’nun 2011’de cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesinin ardından soruşturmanın yeniden başlatılması üzerine ifade verdiğini, ardından hakimliğe sevk edilerek ev hapsi kararıyla serbest bırakıldığını aktardı.
Soruşturmanın sonucunu önemsediklerini belirten Uğur, Kaşif Kozinoğlu soruşturmasının açılmasını değerli ve önemli bulduğunu ifade etti. Gerçeğin kısa süre içinde ortaya çıkmasını umduğunu dile getiren Uğur, şüpheli sıfatıyla adliyede bulunmaktan üzüntü duyduğunu ancak soruşturmanın, FETÖ yapılanmasının o dönemdeki faaliyetlerinin aydınlatılması açısından önemli olduğunu söyledi.




