İYİ Partili Kavuncu’dan fon krizi için suç duyurusu

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, fon krizi nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı ve hükümeti eleştirdi.

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, borsa ve yatırım fonlarında yaşanan fon kriziyle ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Kavuncu, benzer ölçekteki bir olayın başka ülkelerde hükümet değişikliğine yol açabileceğini savunarak devletin ve iktidarın denetim sorumluluğunu yerine getirmediğini öne sürdü.

İYİ Parti Başkanlık Divanı Toplantısı’nın ardından partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Kavuncu, İzmir Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu’na yönelik saldırıyı da gündeme getirdi. Boyacıoğlu’nun aracına binerken bazı kişilerin saldırısına uğradığını belirten Kavuncu, saldırı öncesinde sosyal medya paylaşımları ve tehditlerle partisinin hedef gösterildiğini söyledi.

Kavuncu, saldırının “Ailem Güvende” adıyla yürütülen operasyonların gerçekleştiği haftada yaşandığına dikkat çekerek Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Hukuk, adalet ve huzur amacıyla yürütüldüğü belirtilen çalışmaların yalnızca algı yönetimine yönelik olmadığının gösterilmesi gerektiğini ifade eden Kavuncu, saldırının faillerinin bulunmasını istedi.

Sinan Ateş dosyası başta olmak üzere tüm soruşturmalarda aynı kararlılığın sergilenmesi gerektiğini belirten Kavuncu, atılacak adımların bir halkla ilişkiler çalışması değil, samimi bir hukuk uygulaması olduğunun kanıtlanmasını beklediklerini dile getirdi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun İçişleri ve Adalet bakanlarına resmi mektup göndererek süreci takip edeceklerini bildireceğini de açıkladı.

Fon kriziyle ilgili değerlendirmesinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 5 Kasım 2025’te fonlarda manipülatif hareketler bulunduğuna ilişkin uyarı yaptığını hatırlatan Kavuncu, buna rağmen neden zamanında müdahale edilmediğini sordu. Kavuncu, Sermaye Piyasası Kurulu ile fonların denetiminden sorumlu kurumların görevlerini sorguladı.

Şimşek’in açıklama yaptığı tarihte fonlardaki toplam birikimin 297 milyar lira olduğunu, bu tutarın daha sonra 822 milyar liraya yükseldiğini belirten Kavuncu; fonlarda nepotizm olup olmadığının, kimlerin yakınlarının bu yapılarda görev aldığının ve iktidara yakın kişilerin süreçte yer alıp almadığının araştırılmasını istedi. Yaşanan gelişmelerin AK Parti içindeki bir gelecek mücadelesinin yansıması olup olmadığının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Kavuncu, 2025’in son çeyreğinde hem SPK’nın hem de Hazine ve Maliye Bakanı’nın manipülasyon ve olası kriz konusunda uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Buna karşın temel düzenlemeler için neden 2026 Ağustos ayının sonuna kadar beklendiğinin yanıtlanması gerektiğini belirten Kavuncu, risklerin kamu otoritelerinin gündemine hangi tarihte geldiğinin ortaya konulmasını talep etti.

Fonların TEFAS’a girmesinden önce yatırım yapan 12 kişinin yatırdıkları tutarın 524 katı kazanç elde ettiğini ileri süren Kavuncu, bu kişilerin kim olduğunun ve krizden haftalar önce parasını yurt dışına çıkaranların bulunması gerektiğini söyledi. Yaşananları 2001’deki bankacılık krizinden daha ağır bir tablo olarak nitelendiren Kavuncu, sorumluların mal varlıklarının incelenmesini, vatandaşların zararlarının gerektiğinde bu kaynaklardan karşılanmasını ve sürece dahil olanlara işlem yasağı getirilmesini istedi.

Toplantıda hükümetin terör ve milli birlik politikalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kavuncu, AK Parti iktidarı döneminde Abdullah Öcalan ve PKK’nın Kürtlerin temsilcisi olarak sunulmaya çalışıldığını, bazı resmi tabelalardan Türk ve Türkiye Cumhuriyeti ifadelerinin kaldırıldığını ve Andımız’ın yasaklandığını savundu. Bu adımların milli birlik anlayışına zarar verdiğini öne süren Kavuncu, İsrail’le ticaretin sürdüğü bir dönemde kendilerine yönelik “Siyonist” suçlamalarının yöneltilmesini eleştirdi.

Kavuncu ayrıca TBMM’ye getirilen çerçeve yasanın hazırlanış biçimine tepki gösterdi. Yasanın 18 saate sıkıştırıldığını ve İYİ Parti milletvekillerinin düzenlemeye karşı Meclis’te mücadele ettiğini belirten Kavuncu, tasarının milletvekillerince yeterince incelenmeden oylanmasının parlamentonun itibarını zedelediğini söyledi. Kavuncu, sürecin nihai hedefinin terör örgütü liderine özgürlük sağlamak olduğunu ileri sürdü.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu