Sigortacılık milli güvenlikte stratejik rol üstleniyor

Ender Güzeler, 2027-2029 OVP’nin afet, tasarruf, ihracat ve bakım sigortalarında yeni sorumluluklar doğurduğunu belirterek stratejik rolü vurguladı.

Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP) sigorta sektörüne yeni sorumluluklar ve büyüme imkânları getireceğini belirtti. Güzeler’e göre tasarrufların artırılması, afet risklerinin yönetilmesi, dış ticaretin korunması ve yaşlanan nüfusun bakım ihtiyaçlarının karşılanması, sigortacılığın ekonomik ve toplumsal dayanıklılık açısından daha stratejik bir konuma taşınmasını sağlayacak.

Programdaki istikrar ve dayanıklılık hedeflerinin sektörün 2030 vizyonuyla örtüştüğünü ifade eden Güzeler, OVP’nin daha yüksek sigorta penetrasyonuna, ürün çeşitliliğine ve riskleri gerçekleşmeden önce yönetmeye odaklanan güçlü bir ekosisteme geçiş bakımından önemli olduğunu söyledi. Güzeler, sigortacılık milli güvenlik açısından doğrudan tanımlanmasa da programda yer alan farklı politika başlıklarının kesişiminin sektöre böyle bir rol yüklediğini belirtti.

Afet ve bakım sigortaları öne çıkacak

Güzeler, tüm afet tehlikelerini kapsayacak zorunlu afet sigortası mekanizmasının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının sektörün öncelikleri arasında yer alacağını kaydetti. Beyan ve prim ödeme süreçlerinin daha etkin izlenmesiyle birlikte afet ve bakım sigortaları gibi ürünlerde aktüeryal hesaplama ile reasürans kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekecek.

Uzun dönemli bakım sigortası için altyapı oluşturulmasına yönelik yaklaşımın da önemli olduğunu vurgulayan Güzeler, nüfusun yaşlanması ve bakım ekonomisinin büyümesinin yeni ürün ve aktüerya modellerini gündeme getireceğini ifade etti.

Dış ticaret bakımından ise Devlet Destekli Alacak Sigortası’nın etkinliğinin artırılması ve Eximbank ihracat kredi sigortalarının güçlendirilmesi hedeflerinin öne çıktığını belirten Güzeler, kamu programlarıyla entegre dağıtım modellerinin alacak ve ihracat kredi sigortalarının kullanımını yaygınlaştırabileceğini söyledi.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) fon çeşitliliğinin artırılmasının yanı sıra yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının da sektörün önemli gündem maddelerinden biri olacağını aktardı.

Sektör için yeni pazar fırsatları

OVP’nin sigorta şirketleri açısından yeni pazar alanları oluşturabileceğini dile getiren Güzeler, zorunlu afet sigortasının kapsamının genişlemesinin sigorta penetrasyonunun düşük olduğu alanlarda hacim artışı yaratabileceğini belirtti. Risk modelleme ve fiyatlama kapasitesine erken yatırım yapan şirketlerin bu alanda rekabet avantajı sağlayabileceğini söyledi.

Bakım ekonomisi ve uzun dönemli bakım sigortasının yeni bir ürün kategorisi ve prim havuzu oluşturabileceğini kaydeden Güzeler, bu alana erken yönelen şirketler için marka konumlandırması ve pazar payı bakımından fırsatlar doğabileceğine dikkat çekti.

Yurt içi tasarrufların artırılması hedefinin hayat sigortacılığını da destekleyebileceğini belirten Güzeler, BES ve OKS’deki büyümeyle birlikte hayat sigortalarında çapraz satış ve yeni müşteri kazanımı için alan oluşacağını ifade etti. Kamu destekli alacak ve ihracat kredi sigortalarının genişlemesinin ise özellikle KOBİ’ler ve ihracatçılar arasında ticari sigortaların büyümesine katkı sunabileceğini söyledi.

Yeni ürün modelleri gündemde

Programdaki politika alanlarının yeni sigorta ürünlerinin geliştirilmesine zemin hazırlayabileceğini aktaran Güzeler; değer bazlı geri ödeme yaklaşımına uyumlu, ağ bazlı ve ortak ödemeli tamamlayıcı sağlık sigortaları ile yaşlı ve engelli bakımını kapsayan hibrit sağlık-bakım ürünlerinin gündeme gelebileceğini belirtti. Uzaktan sağlık hizmetleriyle bağlantılı teletıp destekli ürünlerin de bu kapsamda değerlendirilebileceğini söyledi.

Afet sigortalarında parametrik ve daha geniş kapsamlı yeni nesil çözümlerin yanı sıra uzun dönemli bakım sigortalarının da gelişebileceğini ifade eden Güzeler, hayat, sağlık ve bakım bileşenlerini bir araya getiren ve BES ile OKS üzerinden çapraz satış imkânı sunan ürünlerin pazarın büyümesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Sigorta sistemi ekonomik dayanıklılığı artırabilir

Güzeler, OVP’deki istikrar ve dayanıklılık yaklaşımının sigorta sektörüyle dört ana kanalda kesiştiğini belirtti. İlk alanın mali ve finansal istikrar olduğunu ifade eden Güzeler, hayat sigortaları ile BES ve OKS’nin yurt içi tasarrufların artırılması ve Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi hedeflerinde doğrudan rol oynayabileceğini söyledi.

Uzun vadeli tasarrufların finansal sisteme kazandırılmasının şoklara karşı tampon kapasitesini yükselteceğini belirten Güzeler, sigorta şirketlerinin kurumsal yatırımcı kimliğiyle sermaye piyasalarının derinleşmesine katkı sunduğunu ve bunun finansal istikrarın kurumsal yapısını güçlendirebileceğini dile getirdi.

İkinci alanın fiziksel ve toplumsal dayanıklılık olduğunu belirten Güzeler, kentlerin afetlere karşı güçlendirilmesi, kentsel dönüşüm ve zorunlu afet sigortası mekanizmasının bu başlık altında değerlendirilebileceğini kaydetti. Özel sigortacılığın afet riskinin bir bölümünü kamu bütçesinden sigorta ve reasürans sistemine aktararak büyük afetlerin mali sonuçlarının paylaşılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Üçüncü alanın dış ticaret ve tedarik zincirleri olduğunu belirten Güzeler, alacak sigortası ile ihracat kredi sigortalarının ihracatçıların ve KOBİ’lerin yurt dışındaki alıcıların iflası, kur şokları ve jeopolitik kesintilerden kaynaklanan tahsilat risklerini yönetmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

Demografik dayanıklılığın da dördüncü alanı oluşturduğunu aktaran Güzeler, nüfus artış hızındaki düşüş ve bakım ekonomisinin önem kazanmasının uzun dönemli bakım sigortalarının altyapısını gündeme taşıdığını belirtti. Bu ürünlerin sosyal güvenlik sistemini tamamlayıcı bir mekanizma olarak gelişebileceğini ve bakım finansmanında özel sigortacılığın rolünü artırabileceğini ifade etti.

Güzeler, OVP’nin özel sigortacılığa tasarrufların artırılması, afet risklerinin paylaşılması, ticari risklerin güvence altına alınması ve bakım ihtiyacının finansmanı yoluyla ekonomik dayanıklılığa katkı sağlayabilecek bir alan açtığını söyledi. Bununla birlikte, sigortacılığın milli güvenlik ve dayanıklılık unsuru olduğu yönündeki değerlendirmenin OVP’de doğrudan yer almadığını vurguladı.

Bu yaklaşımın, belgede bulunan dört ayrı politika hattının birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkan sektörel bir çıkarım olduğunu belirten Güzeler, söz konusu yorumların bir kamu politikası belgesinin sigorta sektörü açısından değerlendirilmesine dayandığını ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu