Şubat Ayında Türkiye’nin Ham Çelik Üretimi Yüzde 3,4 Arttı
Türkiye’nin ham çelik üretimi şubat ayında geçen yıla göre yüzde 3,4 artarak 3 milyon ton seviyesine ulaştı.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), şubat ayına ait çelik üretimi, tüketimi ve dış ticaret verilerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Türkiye’nin ham çelik üretimi, 2022’nin aynı ayına kıyasla yüzde 3,4 artış göstererek 3 milyon ton seviyesine ulaştı. Yılın ilk iki ayında toplam üretim ise yüzde 4,7 artarak 6,4 milyon ton olarak gerçekleşti.
Nihai mamul tüketimi de şubat ayında yıllık bazda yüzde 11,3 artışla 3,2 milyon tona, ocak-şubat döneminde ise yüzde 4,1 artarak 6,7 milyon tona yükseldi.
Çelik ürünleri ihracatı ise şubat ayında, 2022’nin aynı ayına göre miktar olarak yüzde 8,6 artışla 1,1 milyon ton, değer olarak ise yüzde 9,2 azalarak 714,8 milyon dolar olarak kaydedildi. Ocak-şubat döneminde ise ihracat miktar bazında yüzde 13,5 azalarak 2 milyon ton, değer bazında ise yüzde 15,2 düşerek 1,3 milyar dolara geriledi.
İthalat rakamları da dikkat çekici bir artış gösterdi. Şubat ayında, geçen yılın aynı ayına göre miktar bakımından yüzde 9 artışla 1,5 milyon ton, değer bakımından ise yüzde 7,2 artışla 1 milyar dolar olarak hesaplandı. Yılın ilk iki ayında ithalat, geçen yılın aynı dönemine göre miktar açısından yüzde 10,8 azalarak 2,7 milyon ton, değer açısından da yüzde 11,7 düşerek 1,9 milyar dolara geriledi. Geçen yılın ocak-şubat döneminde yüzde 72,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 69,7 seviyesine düştü.
Çelik ticaretinin olumsuz etkiler altında olduğu belirtiliyor. TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, Avrupa Birliği’ne yönelik ihracatta zayıflama eğiliminin dikkat çektiğini ve 1 Temmuz’da yürürlüğe girmesi beklenen yeni korunma önlemleri öncesinde endişelerin arttığını ifade etti.
Yayan, yılın ilk iki ayında AB’ye yapılan ihracatın yüzde 36 azalarak 540,5 bin tona gerilediğini belirtti. Ayrıca, Orta Doğu pazarında jeopolitik riskler ve ekonomik yavaşlama nedeniyle talepte ciddi düşüşler yaşandığını, bu bölgeye yönelik ihracatın yüzde 38 azalarak 278,7 bin tona düştüğünü kaydetti. Güney Amerika ve BDT ülkelerine yönelik ihracatta sınırlı bir artış yaşanmasına rağmen, ana pazarların kayıplarının telafi edilemediği vurgulandı. Yayan, Avrupa’nın tedarik güvenliğini yeniden yapılandırma çabalarının Türkiye’nin ‘Made in Europe’ yaklaşımına daha fazla entegre olma fırsatı sunduğunu, ancak artan jeopolitik risklerin dünya ticaretini olumsuz etkilediğini ifade etti. Türkiye’nin barış girişimlerini artırmasının, savaşın Türk ekonomisi ve çelik sektörü üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabileceği değerlendiriliyor.




