Yapay Zeka Korkusu İş Dünyasında Geride Kaldı

Yapay zeka korkusu, iş dünyasında yerini heyecana bırakıyor. Profesyoneller, bu teknolojiyi verimlilik için bir süper güç olarak görüyor.

Bağımsız araştırma kuruluşu AGS Global tarafından Türkiye’nin önde gelen 129 profesyonel yöneticisi ile yapılan kapsamlı bir araştırma, iş dünyasında sıkça dile getirilen ‘yapay zeka korkusu’ mitini çürütüyor. Araştırma sonuçları, beyaz yakalı çalışanların yapay zekayı bir tehdit olarak değil, kariyerlerini dönüştürecek bir ‘süper güç’ olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Yapay zeka artık bir seçenek olmaktan çıkmış, iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Araştırmaya katılan profesyonellerin %46,9’u ChatGPT, Gemini gibi yapay zeka araçlarını günlük işlerinde kullanmakta. Haftada birkaç kez bu teknolojiyi kullananların oranı %37,5 iken, yapay zekaya direnç gösterenlerin oranı yalnızca %3,1 gibi düşük bir seviyede kalıyor. Bu veriler, beyaz yakalıların yapay zeka olmadan çalışmanın imkansız olduğunu gösteriyor.

Yapay zeka sadece rutin işleri değil, aynı zamanda stratejik karar alma süreçlerini de etkiliyor. Katılımcıların %25,3’ü yapay zekayı beyin fırtınası ve strateji geliştirme süreçlerinde kullanırken, veri analizi ve özetleme %24,1 ile ikinci sırada yer alıyor. İçerik üretimi ve metin düzenleme ise %20,3 ile bu üçlü sacayağını tamamlıyor.

Yapay zekanın sağladığı verimlilik artışı ise ‘devrim’ kelimesinin ötesinde. Araştırmaya göre, profesyonellerin %15,6’sı yapay zeka sayesinde haftada 10 saatten fazla zaman kazandığını ifade ediyor. Bu, neredeyse bir buçuk iş günü demek. Diğer katılımcıların yanıtları ise %46,9’unun haftada 1-2 saat, %25’inin ise haftada 3-5 saat kazanç sağladığını gösteriyor.

Şirketler, yapay zeka dalgasını sadece izlemekle kalmayıp, aktif olarak bu teknolojiyi kullanma yoluna gidiyor. Araştırma sonuçlarına göre, şirketlerin %43,8’i kurumsal lisanslarla çalışanlarını donatırken, %9,4’lük bir kesim kendi iç yapay zeka modellerini geliştirerek rekabet avantajı elde etmeye çalışıyor.

2026 yılına gelindiğinde, şirketlerin yapay zeka yatırımlarında herhangi bir yavaşlama beklenmiyor. Katılımcıların %37,5’i yatırımların önemli ölçüde artacağını öngörürken, %46,9’u mevcut agresif yatırım seviyesini koruyacaklarını belirtiyor. Ancak yapay zeka kullanımında bazı endişeler de mevcut. Profesyonellerin %40,6’sı veri güvenliği ve regülasyon korkusunu en büyük engel olarak görüyor. Ayrıca, yapay zekanın yanlış bilgi üretme riski olan ‘halüsinasyon’ sorunu da %40,6 ile dikkat çekiyor.

Etik kaygılar da iş dünyasında önemli bir yer tutuyor. Araştırmaya katılanların %31,3’ü insani karar alma mekanizmasının zayıflaması konusunda endişe duyuyor. Diğer kaygılar arasında deepfake ve dezenformasyon %28,1, veri mahremiyeti %21,9 ve nitelikli insan kaynağı açığı %25 olarak sıralanıyor.

Çalışanların yapay zekanın iş süreçlerine yönelik hissettikleri baskın duygu ise %40,6 ile heyecan. ‘Süper güç’ olarak görenlerin oranı %53,1 iken, kesinlikle süper güç olarak değerlendirenler %9,4. Tehdit olarak görenlerin oranı ise yalnızca %18,8 seviyesinde.

Ancak burada önemli bir eksiklik var: Prompt Engineering (İstem Mühendisliği) becerisi 5 üzerinden yalnızca 3,3 (orta-iyi) seviyesinde. Profesyonellerin %45,2’si bu beceriyi deneme-yanılma yoluyla öğrenmeye çalışıyor.

AGS Global Araştırma Kurucusu Ahmet Güler, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, ‘Yapay zeka konusunda beyaz yakalılardan beklediğimiz endişe seviyesinin düşündüğümüzden çok daha düşük olduğunu görüyoruz. Ancak araştırmanın en büyük tehlikesi, çalışanların %45,2’sinin yapay zeka yetkinliklerini deneme-yanılma yoluyla öğrenmeye çalışması. Bu durum, şirketlerin kurumsal hafızası için bir alarm niteliği taşıyor. Şirketler lisans satın alıyor ancak pilot eğitim vermiyor. Bu da gölge yapay zeka kullanımını artırırken, kurumları standart dışı çıktılara ve güvenlik açıklarına maruz bırakıyor’ şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu