Trump’ın Ankara Ziyareti Üzerine Yedi Tahmin
Trump’ın Ankara ziyareti hakkında yapılan yedi tahmin ve gözlemler, uluslararası ilişkilerdeki dinamikleri yansıtıyor.
Trump’ın Ankara ziyaretiyle ilgili yapılan tahminler, uluslararası ilişkilerin karmaşık yapısını ve liderler arasındaki dinamik etkileşimleri gözler önüne seriyor. Bu tahminlerden ilki, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik daha önceki övgülerini derleyerek bir “en iyi” listesi oluşturması yönünde. Ziyaret sırasında Meloni ile yaşanacak olası bir barışma da dikkat çekiyor; zira Meloni’nin fotoğrafının üzerine yazdığı “uzaklaştırma kararına ihtiyaç var” ifadesi, bu durumu ironik bir şekilde vurguluyor.
Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile mesafeli bir ilişki sergilerken, Şara ile daha samimi bir diyalog kurması bekleniyor. Ayrıca, Ankara’nın güzelliklerini övmekle birlikte, “Ankara’nın en güzel tarafı İstanbul’a gitmek” sözünü bilmediği için bu konuda da abartılı övgülerde bulunabilir. Zirve sırasında Avrupa’ya yönelik eleştirilerde bulunması ve Avrupa’yı küçümsemesi de muhtemel. Bunun yanı sıra, olağanüstü Türk mutfağının yerine kendi getirdiği hamburgerleri tercih etmesi, Trump’ın alışkanlıklarını yansıtıyor.
NATO Liderler Zirvesi için hazırlanan 10 adet TOGG limuzin, protokol üyelerinin ulaşımını sağlamak amacıyla kullanılacak. Ancak bu araçların zirve sonrasında hangi amaçlarla kullanılacağı üzerine düşünmek, yazarın dikkatini çekiyor. Bu durum, yazarın kendi merakını sorgulamasına sebep oluyor.
Yazar, NATO liderleri hakkında kişisel gözlemlerini de paylaşıyor. Rutte’nin Trump’a “babacık” demesinin ardından onu ciddiye alamadığını belirtirken, Meloni’nin Trump’a nasıl bir tepki vereceği merak ediliyor. Şara’nın ev sahibi gibi hissedeceği, Merz’in soğuk bir tavır sergileyeceği ve Miçotakis’in kıskançlıkla dolu bir tavırla etrafı kolaçan edeceği öngörülüyor. Macron’un Ankara’da koşu yapma konusundaki belirsizlikleri de esprili bir dille ele alınıyor.
Deniz Göktaş olayı, Türkiye’de iki ana gruba bölünmeye sebep olmuş durumda. Bir grup, din ve inançla dalga geçilmesine destek verirken, diğer grup buna karşı çıkıyor. Bu durumun AK Parti için faydalı, CHP için ise zararlı olabileceği ifade ediliyor. Özgür Özel’in bu durumu sosyal medyadaki mizahi havadan etkilenerek değerlendirmesi, yazarın eleştirisine maruz kalıyor. Özgür Özel, Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına karşı çıkarken, kutsalların alay konusu edilmesine de karşı olmalıydı.
Son olarak, “Kurtuluş Savaşı” yerine “Milli Mücadele” ifadesinin kullanılmasına karşı yazar, her üç tanımın da kullanılmasını öneriyor. Bu tanımların geçmişteki kullanımlara uygun olduğunu ve olayın tam anlamıyla anlatılmasına yardımcı olduğunu vurguluyor.




