Hürmüz Boğazı Krizi Küresel Gübre Arzını Tehdit Ediyor
Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik kriz, küresel gübre arzını etkileyerek gıda güvenliği için ciddi tehditler oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerilim, küresel gübre tedarik zincirinde önemli aksamalara yol açtı. Bu durum, gübre üretim tesislerinde duraksamalara ve fiyatların yüzde 56 oranında artış göstermesine neden oldu. Ayrıca, arzda yüzde 33 oranında bir daralma bekleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), bu gelişmeleri küresel gıda güvenliği açısından “sistematik şok” olarak değerlendirdi.
Orta Doğu’daki jeopolitik olaylar ve Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatlardaki aksaklıklar, gübre arz zincirinde teknik ve lojistik değişikliklere yol açmaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Tahran’ın karşılık vermesiyle gerilimi artırarak Hürmüz Boğazı’nın sevkiyata kapanmasına neden oldu. Bu durum, tarımın temel girdilerinden biri olan gübre arzını ciddi şekilde kısıtladı.
FAO, bölgedeki tanker trafiğinin %90 oranında düşmesinin, küresel gıda güvenliği için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Enerji arzındaki sıkıntılar ve lojistik sorunlar, gübre üretim tesislerini üretim durdurmaya zorladı. Artan maliyetler, dünya genelinde yeni bir gıda enflasyonu dalgasını tetiklemeye başladı.
Gübre üretim maliyetlerinin %80 ila %90’ını oluşturan doğal gaz fiyatlarındaki artış, sektörü olumsuz etkiliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar ve Katar’daki enerji altyapısına yönelik saldırılar, gübre üretiminde kullanılan doğal gaz tedarikini olumsuz etkiledi. Bu durum, Körfez Bölgesi’nde operasyonel değişikliklere yol açtı.
Katar’ın devlet enerji şirketi QatarEnergy, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini durdurdu ve küresel ihtiyacın %14’ünü karşılayan gübre tesisinde de üretimi askıya aldı. Bu gelişmeler, Hindistan’da 3, Bangladeş’te ise 4 büyük gübre fabrikasında üretimin durmasına neden oldu.
Arz-talep dengesindeki bozulma, emtia piyasalarına hızlı bir şekilde yansıdı. 27 Şubat’ta ton başına 482 dolar olan Orta Doğu çıkışlı üre fiyatları, mart sonu itibarıyla yaklaşık %56 artarak 750 dolara yükseldi. Analistler, krizin devam etmesi durumunda azotlu gübre fiyatlarının iki katına çıkabileceği, fosfat fiyatlarının ise %50’den fazla artabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, yüksek maliyetlerle mücadele eden tarım sektörü için büyük bir yük oluşturuyor.
Küresel gübre tedarik zincirinin merkezinde yer alan Orta Doğu’da kriz derinleşiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kısıtlamalarının, küresel gübre tedarikinde %33’lük bir daralmaya yol açması bekleniyor. Bölgeden yapılan yıllık 22 milyon tonluk üre ihracatı neredeyse durma noktasına gelirken, küresel arzın %46’sının Körfez Bölgesi’nden sağlanması riski artırıyor. Toplam gübre arzının %20’sinin bu bölgeden gelmesi, Hürmüz üzerinden taşınmasının aksamasının küresel ticaretin üçte birini etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
Kuzey Yarımküre’de kritik bahar ekim sezonunun Hürmüz kriziyle çakışması, tarımsal üretim açısından ciddi riskler doğuruyor. ABD’de gübre stoklarının mevsim ortalamasının %25 altına düşmesi, çiftçileri yüksek maliyetli gübre kullanımı ile düşük verim arasında zor bir seçim yapmaya itiyor. Her iki senaryonun da küresel gıda fiyatlarını artırması ve arzı daraltması bekleniyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası kırılgan hale gelen tedarik zinciri, Hürmüz kriziyle daha da baskı altına girdi. Hindistan, gübre ihtiyacının %40’tan fazlasını bu bölgeden karşılıyor. Brezilya ise soya üretimi için gerekli gübrenin yarısında Hürmüz rotasına bağımlı durumda. Bangladeş’te üretimin durması, 170 milyonluk ülkede tarımsal üretimi tehdit ederken, Afrika’da özellikle Somali, Kenya ve Sudan gibi ülkelerde gıda güvensizliğinin artmasından endişe ediliyor.
FAO Başekonomisti Maximo Torero, tanker trafiğindeki %90’lık düşüşün küresel gıda sistemi için büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti. Torero, krizin enerji boyutunu aşarak tarımsal üretim zincirini felç etme noktasına geldiğini belirtti. Kriz sona erse bile maliyetlerin normale dönmesinin 2-3 ay sürebileceğini vurguladı. FAO’ya göre, krizin sürmesi halinde 2026’nın ilk yarısında gübre maliyetleri ortalama %20 daha yüksek seyredecek.
Bilimsel araştırmalar, modern tarımın büyük ölçüde mineral gübrelere bağımlı olduğunu ortaya koyuyor. Bugün dünya nüfusunun yaklaşık %48’i, gıda ihtiyacını gübre kullanımına bağlı verim artışı sayesinde karşılıyor. Bu durum, tedarik zincirindeki aksaklıkların küresel gıda krizine dönüşme riskini artırıyor. Kriz, büyük üretici ülkelerin ihracat kısıtlamalarıyla daha da derinleşiyor. Rusya, amonyum nitrat ihracatını geçici olarak durdururken, Çin azot ve fosfat bazlı gübre ihracatını askıya aldı. Bu gelişmeler, zaten daralan küresel arzı daha da sıkıştırarak fiyatları yukarı yönlü baskılıyor.




