Türkiye, Çin’in Etkisi Altında Değil, Otomotivdeki Geleceği Güçlü

Cengiz Eroldu, Türkiye’nin otomotiv sanayisinin geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çin ile rekabet ve AB düzenlemeleri tartışıldı.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından düzenlenen İlk Yarı Dönemsel Değerlendirme Toplantısı’nda OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’nin otomotiv sektöründeki mevcut durum ve geleceği hakkında çarpıcı mesajlar verdi. Eroldu, Türkiye’nin yalnızca otomobil üretimi değil, aynı zamanda tedarik sanayisinin de büyük risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Eroldu, Türkiye’de üretilen araçlara yönelik istisnaların yeterli olmayacağını belirterek, Avrupa Birliği’nin (AB) önerdiği yüzde 70 Avrupa menşeli bileşen şartının Türkiye’yi dışarıda bırakması durumunda Türk tedarik sanayisinin Çin, Hindistan, Fas ve Mısır ile rekabet etmek zorunda kalacağını ifade etti. Bu bağlamda, “Ana sanayiyi kurtarıp tedarik sanayisini dışarıda bırakamazsınız” dedi.

Türkiye’nin otomotiv üretiminin rekabet gücünün büyük ölçüde yerleşik tedarik zincirine bağlı olduğunu belirten Eroldu, eğer tedarikçiler Avrupa kapsamının dışında kalırsa, Türkiye’de araç üretmenin cazibesinin zamanla azalabileceğini vurguladı.

Eroldu, Avrupa otomotiv üreticilerini temsil eden ACEA’nın Türkiye için istediği istisnaların da yeterli olmadığını dile getirdi. Türkiye, Birleşik Krallık ve Fas’taki mevcut yatırımların korunmasını talep eden ACEA’nın, yalnızca mevcut kapasitenin korunmasına yönelik bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Eroldu, “Bugün 300 bin kapasiteniz varsa sadece mevcut 300 bini korumak yetmez. O zaman kimse bunu 500 bine çıkarmaz” diyerek mevcut yatırımların korunmasının yanı sıra yeni kapasite artışlarının da desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Cengiz Eroldu, “Made in EU” düzenlemesinin Türkiye’ye gelecek yeni yatırımları doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin yalnızca mevcut üretiminin değil, gelecekteki yatırımlarının da güvence altına alınması gerektiğini belirten Eroldu, otomotiv gruplarının yeni model yatırımı yaparken Türkiye’de üretim yapmanın avantajlarını sorgulayacaklarını ifade etti.

Eroldu, AB taslağında Türkiye açısından kritik bir iç çelişki olduğunu belirtti. Taslağın bazı bölümlerinde Gümrük Birliği ülkelerinin kapsam içinde görünürken, diğer bölümlerde araçların AB içinde üretilmesi şartının arandığını ifade etti. Bu durumun Türkiye’nin müzakerelerde kullanabileceği güçlü bir argüman olabileceğini dile getirdi.

Eroldu, “Made in EU” düzenlemesinin Türkiye’ye karşı değil, Çin’e karşı hazırlandığını, ancak Türkiye’nin bu durumdan yan hasar görebileceğini belirtti. AB’nin, ucuz Çinli elektrikli araçlar ve Çin ağırlıklı tedarik zincirine karşı kendi sanayisini korumaya çalıştığını ifade eden Eroldu, Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisinin 30-40 yıldır entegre bir üretim merkezi olduğunu vurguladı.

Cengiz Eroldu, Türkiye’de hâlâ Çinli otomotiv yatırımı olmadığını belirterek, “Türkiye Çin’in arka bahçesi değil” mesajını verdi. Türkiye’nin AB’ye sunduğu argümanların arasında, Türkiye üzerinden Çin mallarının Avrupa’ya arka kapıdan girmediği ve Türkiye’nin Çin’e karşı çeşitli ticaret tedbirleri uyguladığı yer aldı.

Eroldu, AB’nin yalnızca Çin’den ithal edilen araçları sınırlamakla kalmayıp, Çinli şirketlerin Avrupa’ya yapacağı yatırımları da daha sıkı denetlemek istediğini belirtti. Bu durumun Türkiye için hem fırsat hem de risk yaratabileceğini ifade etti.

Son olarak, Eroldu, OSD’nin yalnızca mevcut fabrikaların korunması yaklaşımını yeterli görmediğini, Türkiye’de üretilen araçlar, parçalar, mevcut yatırımlar ve gelecekteki kapasite artışlarının birlikte korunması gerektiğini vurguladı. Eroldu’nun en güçlü mesajı ise, “Made in EU’de asıl tehlike mevcut fabrikaların dışlanması değil, Türkiye’ye yeni otomotiv ve tedarik yatırımlarının kesilmesidir” şeklinde oldu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu