Uzmanlar ‘Şok Diyet’lerin Sağlık Üzerindeki Tehlikeleri Uyarıyor
‘Şok diyet’lerin sağlığı tehdit eden etkileri ve böbrekler üzerindeki olumsuz sonuçları uzmanlar tarafından vurgulandı.
Türk Böbrek Vakfı (TBV) uzmanları, sosyal medya ve internet ortamında hızla yayılan ‘şok diyet’lerin, estetik kaygılar uğruna sağlığı ciddi şekilde tehlikeye atabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Bu diyet türlerinin, özellikle düşük kalorili ve yüksek proteinli olması, sıvı alımının yetersiz olması gibi faktörler, böbrekler başta olmak üzere birçok hayati organın işlevlerini olumsuz etkileyebilir.
TBV Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, insanların kısa sürede kilo verme arzusunun, çoğu zaman sağlık bilincini geride bıraktığını belirtti. ‘Şok diyet’lerin hızlı kilo kaybı vaadiyle umut verdiğini, ancak bu süreçte vücudun aslında yağ kaybetmek yerine su ve kas kaybettiğini vurguladı. Uzun süre aç kalmanın, bedenin tehlike algılamasına neden olduğunu ve metabolizmanın yavaşlayarak kişinin daha çabuk yorulmasına, üşümesine ve halsiz hissetmesine yol açtığını ifade etti.
Aydın, diyetin sona ermesiyle birlikte vücudun bir sonraki açlık dönemine hazırlık yapma eğiliminde olduğunu ve bu nedenle kaybedilen kiloların genellikle geri alındığını belirtti. ‘Şok diyet’lerin kalıcı bir çözüm sunmadığını, bunun yerine sürekli bir döngü yaratarak verilen kiloların kısa sürede fazlasıyla geri alınmasına yol açtığını söyledi. Bu duruma ‘yo-yo sendromu’ denildiğini belirten Aydın, ani kısıtlamalara maruz kalmanın zamanla kilo artışına neden olabileceğini ve metabolizma hızının düşmesinin sağlıklı kilo vermeyi zorlaştırabileceğini ifade etti. Ayrıca, hormonal dengenin bozulmasının ve organların düzenli çalışmasının olumsuz etkilenmesinin, başta böbrekler olmak üzere birçok organı tehdit ettiğini vurguladı.
TBV Danışma Meclisi Üyesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay da, ‘şok diyet’lerin zararlı bir diyet türü olduğunu ve vücut fizyolojisine uygun olmayan bu tür diyetlerin kısa ve uzun vadede böbreklere zarar verebileceğini aktardı. Yüksek protein alımının, vücutta asit içeren metabolik atıkların birikmesine neden olduğunu belirten Alpay, böbreklerin bu artıkları temizlemede zorlandığını ve az sıvı tüketiminin bu durumu daha da kötüleştirdiğini söyledi. Bu durumun, özellikle hipertansiyon ve şeker hastalığı olanlar ile ailesinde böbrek hastalığı bulunan kişilerde daha belirgin hale geldiğini ifade etti.
Doç. Dr. Alpay, sağlıklı bir diyetle kilo vermenin amaçlanması gerektiğini, dengeli bir şekilde protein, karbonhidrat, yağ ve lif alımının yanı sıra vitamin ve minerallerle desteklenen bir beslenme programının önemine dikkat çekti. Günlük 2-2,5 litre su tüketimi ile birlikte tuz ve işlenmiş gıdaların sınırlandırıldığı bir diyetle haftada 0,5-1 kilo verilmesinin sağlıklı olduğunu vurguladı.




