Türk Gemi İnşa Sanayi Suudi Arabistan’da ARES Naval Kurdu
Türk gemi inşa sanayisi ARES Tersanesi, Suudi Arabistan’da ARES Naval’ı kurarak bölgedeki askeri ve ticari filolar için önemli bir merkez oluşturdu.
Türk gemi inşa sanayisinin uluslararası alandaki önemli temsilcisi ARES Tersanesi, Suudi Arabistan’da yerel bir ortakla güç birliği yaparak ARES Naval’ı kurdu. Bu yeni oluşum, Kızıldeniz ve Basra Körfezi’nde Türk mühendisliği ile inşa edilecek gemilerin merkezi olmayı hedefliyor.
Açılışı Riyad’da düzenlenen World Defense Show 2026 etkinliğinde gerçekleşen ARES Naval, sadece bir şirket olmanın ötesinde, Türk gemi inşa teknolojisinin Körfez bölgesindeki ana üssü olma potansiyeli taşıyor. ARES Tersanesi Genel Müdürü Oğuzhan Pehlivanlı, Suudi Arabistan’ın doğu ve batı kıyılarında iki büyük tesis kurmayı planladıklarını duyurdu. Bu tesisler, yeni gemi inşasının yanı sıra, bölgedeki askeri ve ticari filoların bakım, onarım ve modernizasyon işlemlerini de üstlenecek.
ARES Naval’ın kuruluşu, Suudi Arabistan Sanayi Bakanlığı ile imzalanan bir mutabakat metniyle resmileşti ve bu anlaşma, Türk mühendisliğine Suudi devletinin çeşitli teşvik ve imkanlarını sağlıyor. Pehlivanlı, yerel iş gücünü üretim sürecine dahil etmenin kalıcı olmanın anahtarı olduğunu vurgulayarak, bu bölgeyi bir merkez olarak kullanarak komşu ülkelere de hizmet vermeyi amaçladıklarını belirtti.
Yatırımın kapsamı, yalnızca gemi inşası ile sınırlı kalmayacak. ARES Naval, askeri teçhizat ve kritik ekipmanların tedarik zincirini de yönetecek. Şirket, kritik malzemelerin yerel olarak üretilmesi veya Türkiye’den hızlı bir şekilde temin edilmesi konusunda merkezi bir rol üstlenecek ve Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna katkı sağlayacak.
Pehlivanlı, Türkiye’nin insansız deniz araçları ve yüksek hızda devriye botlarındaki bilgi birikimini bu yeni yapıya aktaracaklarını ifade etti. ARES Naval, bölgedeki askeri ihtiyaçları analiz ederek, kısa süre içinde Körfez sularında Türk tasarımı gemilerin sayısını artırmayı hedefliyor. Bu gelişme, Türk gemi inşa sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor.


