Refah Sınır Kapısı’nda İsrail ve Mısır Arasında Anlaşmazlık

Refah Sınır Kapısı’nda İsrail ile Mısır arasında geçiş sayıları konusunda anlaşmazlık yaşanıyor. Diplomatik girişimler sürüyor.

İsrail basınında yer alan haberlere göre, Gazze Şeridi’nin Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nın 1 Şubat’ta her iki yönde açılması planlanırken, geçiş yapacak kişi sayısı konusunda İsrail ile Mısır arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmış durumda.

Refah Sınır Kapısı’nın açılışı için hazırlıklar devam ederken, günlük giriş ve çıkış yapacak kişi sayısının belirlenmesi konusunda Kahire ve Tel Aviv arasında bir anlaşmazlık olduğu bildiriliyor. İsrail, Gazze’den çıkacakların sayısının girenlerden fazla olmasını talep ederken, Mısır bu durumun göçü teşvik edebileceği endişesiyle, giriş ve çıkışların eşit olması gerektiğini savunuyor.

Taraflar arasındaki bu sorunun çözümü için diplomatik çabaların sürdüğü ifade edilirken, Mısır’dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.

Mısır devlet televizyonuna konuşan Kuzey Sina Valisi Tümgeneral Halid Mucavir, Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafının bölgedeki gelişmelere hazır olduğunu belirtti. Mucavir, kriz yönetim merkezinin sınır kapısının açılmasına yönelik hazırlıklar yaptığını ve gelişmelerin izin vermesi durumunda yardımların ulaştırılması için senaryolar üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Mısır’ın bu duruma önceden hazırlandığını vurgulayan Mucavir, Kahire’deki kriz merkezi ile devletin tüm birimleriyle koordinasyon içinde olduklarını belirterek, yardımların girişi ve Gazze Şeridi’nden yaralıların kabulü için tamamen hazır olduklarını ifade etti.

ABD Başkanı Trump, 9 Ekim 2025’te Mısır’da devam eden müzakerelerde İsrail ile Hamas arasında Gazze’de ateşkes planının ilk aşamasının onaylandığını duyurmuştu. Bu ateşkes, İsrail hükümetinin onayıyla ertesi gün yürürlüğe girmişti. Gazze Şeridi’ndeki son İsrailli esir Ran Gvili’nin cesedinin 26 Ocak’ta bulunarak İsrail’e getirilmesiyle, Filistinli gruplar anlaşmanın ilk aşamasındaki şartları büyük ölçüde yerine getirmiş oldu.

Ancak İsrail’in sürdürdüğü günlük ihlallerin can kayıplarına yol açması ve insani krizi derinleştirmesi, anlaşmanın sonraki aşamalarına dair belirsizlikleri artırıyor. Anlaşmanın ilk aşaması, çatışmaların durdurulmasını, İsrailli esirlerin Filistinli esirlerle takas edilmesini ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin büyük bir kısmını kapsayan ve ‘Sarı Hat’ olarak adlandırılan bölgeden çekilmesini öngörüyordu.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde varılan ateşkese rağmen çeşitli iddialarla Filistinlilere yönelik saldırılarına devam ederken, Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 14 Ocak’ta 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyurmuştu. Bu kapsamda, Gazze’yi yönetmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin Ali Şaas başkanlığında oluşturulduğu açıklanmıştı.

İsrail’in, Mayıs 2024’ten bu yana kapalı tuttuğu ve kendi kontrolünde bulundurduğu Mısır-Gazze sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nı açması ve insani yardımların belirlenen miktarlarda bölgeye girişine izin vermesi de anlaşmanın ilk aşamasındaki taahhütler arasında yer alıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu