KESK’ten Kamu Emekçilerine Yüzde 35 Ek Zam Talebi
KESK, kamu emekçilerinin yaşadığı gelir kaybı için yüzde 35 ek zam talep ediyor. Ahmet Karagöz, barınma sorununa da dikkat çekti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, kamu çalışanlarının maaşlarının enflasyon karşısında ciddi bir şekilde eridiğini ifade etti. Yılın ilk beş ayında ortalama bir kamu emekçisinin 11 bin 400 lira gelir kaybı yaşadığını belirten Karagöz, bu durumun sadece geçim sıkıntısı değil, aynı zamanda barınma sorununa da yol açtığını vurguladı.
Karagöz, 2026 yılının ilk beş ayında kamu emekçilerinin maaşlarında yaşanan erimenin boyutlarına dikkat çekti. Yılın başından bu yana enflasyonun yüzde 16,61 seviyesine ulaştığını söyleyen Karagöz, bu durumun kamu emekçilerinin alım gücünü ciddi şekilde etkilediğini ifade etti.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 2026’nın ilk altı ayı için yüzde 11, ikinci altı ayı için ise yüzde 7 artış öngördüğünü hatırlatan Karagöz, bu oranların gerçek bir maaş zammı olmadığını, yalnızca enflasyon karşısında yaşanan kaybın sınırlı bir telafisi niteliğinde olduğunu belirtti.
Karagöz, büyükşehirlerde kamu çalışanlarının maaşlarının büyük bir kısmının kiraya gittiğini, geriye kalan gelirle insanca bir yaşam sürmenin mümkün olmadığını ifade etti. Geçmişte yeni başlayan bir memurun ev kiralayarak kendi düzenini kurabildiğini hatırlatan Karagöz, günümüzde birçok kamu emekçisinin ortak ev tutmak ve ikinci el eşya kullanmak zorunda kaldığını aktardı.
KESK, kamu emekçilerinin yaşadığı gelir kaybının telafi edilmesi amacıyla yüzde 35 ek zam talep ediyor. Karagöz, her kamu emekçisinin yaşadığı yaklaşık yüzde 35’lik gelir kaybının öncelikle karşılanması gerektiğini vurguladı. Bu kaybın telafi edilmesinin ardından toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini ifade etti.
Kamu emekçilerinin ücret kayıplarına dikkat çekmek amacıyla KESK, 3 Temmuz 2026’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde kitlesel bir basın açıklaması yapacak ve ardından oturma eylemi gerçekleştirecek. KESK’in talebi, kamu emekçilerinin enflasyona ezdirilmemesi, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması olacak.
Ahmet Karagöz, kamu çalışanlarının yalnızca ücret kaybı değil, aynı zamanda güvencesizlik ve ağır çalışma koşullarıyla da karşı karşıya kaldığını belirtti. Kamu emekçilerinin geçim sıkıntısı, barınma sorunu ve ağır vergi yükleri altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Karagöz, ülkedeki kaynakların adil biçimde paylaşılması halinde kamu emekçileri için daha yaşanabilir bir ortam oluşturulabileceğini söyledi.
Karagöz, ekonomik sıkıntıların yalnızca kamu çalışanlarıyla sınırlı olmadığını, emeklilerin, özel sektör çalışanlarının, çiftçilerin, esnafın ve üretim süreçlerinde emeğiyle var olan milyonlarca yurttaşın da ciddi bir ekonomik darboğazdan geçtiğini belirtti. Bu nedenle, emekten ve demokrasiden yana olan tüm toplumsal kesimlerin ortak talepler etrafında bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti.
Kamu emekçilerinin sendikal hakları ve demokratik hak arama mücadeleleri konusunda ciddi sorunlar yaşandığını savunan Karagöz, sendika başkanlarının tutuklandığını, gözaltına alındığını, açığa alındığını ve ihraç edildiğini belirtti. Sendikal eylem ve etkinliklerin baskıyla karşılaştığını dile getiren Karagöz, en demokratik hak arama mücadelelerinin dahi zaman zaman engellendiğini ifade etti.
Son 24 yıllık süreçte kamu emekçilerinin giderek yoksullaştığını söyleyen Karagöz, emeklilik bağlanma oranlarının düşürülmesiyle kamu çalışanlarının 65 yaşına kadar çalışmaya zorlandığını belirtti. AK Parti öncesinde bir kamu emekçisinin emekli ikramiyesiyle ev ve araba alabilirken, bugün aynı ikramiyeyle ancak bir aracın dört tekerleğinin alınabildiğini savundu.
KESK Eş Genel Başkanı Karagöz, aynı işi yapan çalışanlar arasında ciddi ücret farklılıkları bulunduğunu ifade etti. Özel sektör ile kamu çalışanları arasında gelir farkı olduğunu belirten Karagöz, aynı kurum içinde farklı statülerde çalışan emekçiler arasında da büyük eşitsizlikler yaşandığını vurguladı. Ücretli öğretmen ile kadrolu öğretmen arasındaki gelir farkını örnek gösteren Karagöz, eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Karagöz, çalışanların insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli çalışma ve adil paylaşım taleplerinin karşılanması gerektiğini ifade etti. Emekçilerin ucuz ve güvencesiz iş gücü haline getirilmemesi gerektiğini belirten Karagöz, örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti. Tüm emekçileri haklarına sahip çıkmak ve ortak talepler etrafında dayanışmayı büyütmek için örgütlü mücadeleyi güçlendirmeye çağırdı.




