Müminin Feraseti: Allah’ın Nuruyla Görmek
Müminin feraseti, Allah’ın nuru ile bakmanın önemini vurguluyor. Bu bakış açısı, kalp gözünü açarak hakikatleri görmeyi sağlar.
Gerçek bir mümin, tüm varlıkları Allah’ın nuru ile değerlendirir. Bu ilahi ışık, kalp gözünü açarak hakikatleri net bir şekilde görmeyi mümkün kılar. Müminin, “Allah’ın nuruyla bakması” ifadesi, Yaratıcı’nın ona bahşettiği bir anlayışla bakması ya da Allah’ın rızasına uygun davranışlarda bulunması olarak tanımlanabilir. Bu yeteneği kazanan kişi, Yaratıcı’nın yaratmadaki amacını göz önünde bulundurarak her şeye bu çerçevede bakar. Artık Allah’ın nuru ile görmekte ve işitmektedir. Allah’ın, “velim (dostum)” diyerek özel bir sevgiyle muamele ettiği kul, bu sevgi bağı sayesinde tüm varlıkları ilahi amaçlar doğrultusunda değerlendirir. Dolayısıyla, olgun ve kemal sahibi müminler; düşünen, tefekkür eden, keskin bir bakış açısına sahip, olayları ve insanları doğru bir şekilde analiz edebilen, geleceğe dair sağlam tahminlerde bulunabilen, ibret alan feraset ve basiret sahibi bireyler olmalıdır.




