Muğla ve Antalya’da Esnaflar Dövizle Satışa Geçti
Muğla ve Antalya’da esnaflar, Türk Lirası yerine dövizle satış yapmaya başladı. Yerli turistlerin tepkisi büyüyor.
Türkiye’nin en popüler turizm merkezlerinden Muğla ve Antalya’da, son günlerde dikkat çeken bir uygulama yerli turistlerin tepkisini topluyor. Daha önce kredi kartı yerine nakit ve IBAN ile ödeme talep eden bazı işletmelerin ardından, şimdi de birçok ürün ve hizmetin euro üzerinden fiyatlandırılması gündeme geldi.
Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, ürünlerini Türk Lirası yerine euro ile fiyatlandırmaya başladı. Havalimanı transferleri, plaj hizmetleri, kafeler ve hediyelik eşya satışları gibi birçok alanda bu uygulama yaygınlaştı. Yerli turistler, fiyatları döviz üzerinden takip etmek zorunda kalırken, Türk Lirası ile ödeme yapmak isteyenler ise piyasa kurunun üzerinde belirlenen döviz kurları ile karşı karşıya kalıyor.
Bu durum karşısında vatandaşlar tepkilerini dile getirirken, uzmanlar ve sektör temsilcileri uygulamanın mevcut mevzuata aykırı olduğunu vurgulayarak denetimlerin artırılması gerektiğini ifade ediyor.
Yabancı para birimiyle fiyatlandırma uygulaması, turistlerin havalimanına inişiyle birlikte başlıyor. Örneğin, otel veya yazlıklarına ulaşmak isteyenler için transfer hizmetleri euro üzerinden ücretlendiriliyor. Plajlarda sunulan hizmetler de döviz bazlı fiyatlandırmaya tabi. Jetski kullanmak isteyenlerden 50 euro talep edilirken, sahil kenarında satılan içeceklerin fiyatları 3 euro ile 8 euro arasında değişiyor. Ayrıca, park ve sahillerde satılan mısırın fiyatı 2 euro, hediyelik magnetlerin 1 euro, tişörtlerin 20 euro, kafelerde çayın 3 euro, tostun ise 7 eurodan satıldığı bildiriliyor. Bazı bakkallarda ise ürün etiketlerinin euro cinsinden düzenlendiği görülüyor.
İşletmelerin çoğu Türk Lirası ile ödeme seçeneği sunsa da burada da farklı bir uygulama söz konusu. Euro/TL kuru yaklaşık 53 TL seviyesinde olmasına rağmen, bazı işletmeler hesaplamalarını 55-56 TL üzerinden yapıyor. Bu durum, vatandaşların aynı ürün veya hizmet için piyasa kurunun üzerinde ödeme yapmak zorunda kalmasına neden oluyor.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği, satışa sunulan mal ve hizmetlerin fiyatlarının Türk Lirası cinsinden açıkça belirtilmesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle, turizm bölgelerinde fiyatların euro üzerinden gösterilmesi halinde bile etiketlerde Türk Lirası karşılığının yer alması gerektiği vurgulanıyor. Ancak son dönemde birçok turizm bölgesinde bu düzenlemeye uyulmadığı dikkat çekiyor.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, turizm bölgelerinde yabancı turistler için euro ile fiyatlandırmanın yapılabileceğini, ancak Türk Lirası karşılığının da belirtilmesi gerektiğini belirtti. Palandöken, “Eğer TL fiyatı belirtilmiyor ve keyfi bir kur uygulanıyorsa bu durum suçtur. Bunu yapanlar esnaf olamaz. Türkiye’de yaşıyoruz ve para birimimiz TL’dir. Böyle bir fiyatlandırma kabul edilemez.” şeklinde konuştu.
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, uygulamanın yürürlükteki mevzuata aykırı olduğunu belirterek, Ticaret Bakanlığı Tüketici Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ile belediyelerin denetimlerini artırması gerektiğini ifade etti. Güllü, tüketicilere de önemli uyarılarda bulunarak, etikette Türk Lirası fiyatı bulunmaması veya keyfi kur uygulanması durumunda kayıt alınmasını önerdi. Ödeme sırasında piyasa kurunun üzerinde döviz kuru uygulanması halinde ise vatandaşların itiraz etmeleri ve ilgili işletmeleri Ticaret İl Müdürlükleri’ne şikâyet etmeleri gerektiğini vurguladı.




