Özel Okul Öğretmenlerinin Hakları Kesinlikle Korunmalıdır

Özel okul öğretmenlerinin hakları ve çalışma koşulları üzerine yapılan çalıştayda önemli sorunlar gündeme geldi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 30 Temmuz 2026 tarihinde özel okul öğretmenlerinin çalışma koşullarını ele almak üzere “Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı” başlıklı bir çalıştay gerçekleştirdi.

Bu çalıştayda özel okul öğretmenleri, sendika temsilcileri ve işverenler bir araya gelerek sektörde karşılaşılan sorunları ve olası çözüm önerilerini tartıştılar. Çalıştaya Türk Eğitim-Sen’i temsilen Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kılınçer katıldı.

Genel Başkan Yardımcısı Kılınçer, özel okul öğretmenlerinin uzun yıllardır düşük ücretler, iş güvencesizliği, kayıtdışı uygulamalar ve özlük hakları gibi konularda mağduriyet yaşadıklarını belirterek, bu çalıştayın bu sorunların çözümüne yönelik önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Kılınçer, çalıştayın sonuçlarının yalnızca raporlarla sınırlı kalmaması gerektiğini, bu sonuçların hızla yasal düzenlemelere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle öğretmenlerin asgari ücretin altında çalıştırılması ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması gibi hukuka aykırı uygulamalara karşı caydırıcı tedbirlerin alınmasının önemine dikkat çekti.

Türk Eğitim-Sen olarak beklentilerinin, Bakanlığın çalıştaydan çıkan sonuçlar doğrultusunda özel okul öğretmenlerinin haklarını güvence altına alacak, çalışma barışını sağlayacak ve haksız uygulamalara son verecek kalıcı düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmesi olduğunu belirtti. Eğitim çalışanlarının hak ettiği değeri gördüğü bir çalışma hayatının, güçlü bir eğitim sisteminin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurguladı.

Kılınçer, çalıştayda iş güvencesi sorununa dikkat çekerek, özel okul öğretmenlerinin iş güvencesinin bulunmadığını, kurumların daha düşük maliyetli personel ile çalışmayı tercih ettiğini ifade etti. Uzun süreli çalışan öğretmenler için SGK primi ve stopaj desteği verilmesi gerektiğini, bu sayede öğretmenlerin uzun süreli istihdamlarının teşvik edileceğini belirtti.

Öğretmenlerin maaş ve ek ders ücretlerinin zaman zaman düzenli ödenmediğini, kurumların kapanması veya iflas etmesi durumunda hak ettikleri ücretlere ulaşmada ciddi sorunlar yaşadıklarını dile getirdi. Bu mağduriyetlerin önüne geçmek için devlet güvencesinde bir fon oluşturulması gerektiğini, kapanan kurumların çalışanlarına ait ödemelerin bu fondan karşılanması gerektiğini ifade etti.

Kılınçer, ayrıca kurumlarda istihdam edilen öğretmen sayısı ve çalışma sürekliliği göz önünde bulundurularak destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Yeni mezun öğretmenlerin işe alınma konusunda yaşadığı zorluklara da dikkat çekerek, bu öğretmenlere mesleki deneyim kazandırmak amacıyla vergi ve SGK primlerinde avantajlar sağlanması gerektiğini belirtti.

Öğretmen sözleşmelerinin en az 4 yıllık yapılması gerektiğini, bu süre zarfında devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektirecek bir suç işlenmediği sürece sözleşmelerin sonlandırılmaması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, özel sektörde taban maaş uygulamasının hayata geçirilmesi ve maaşların banka üzerinden ödenmesinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çalıştayda, öğretmenlerin ders saatlerinin yasal olarak belirlenmesi ve hafta sonu ile tatil günlerinde yapılan çalışmaların ek ders ücreti ile ödenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, yasal düzenlemelere uymayan kurumlar için caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiği de dile getirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu