Avrupa’da Şirketler Maaş Aralıklarını Açıklayacak

AB Ücret Şeffaflığı Yönergesi, şirketlerin işe alım süreçlerinde maaş aralıklarını açıklamasını zorunlu kılıyor.

Avrupa Birliği, Ücret Şeffaflığı Yönergesi ile iş dünyasında önemli bir adım atarak, üye ülkelerin bu düzenlemeyi ulusal yasalarına uyarlamaları için tanınan sürenin Haziran 2026’da sona ereceğini duyurdu. Bu yeni uygulama, Avrupa’daki ücret politikalarının daha şeffaf ve denetlenebilir bir hale gelmesini hedefliyor.

Deloitte’un analizine göre, bu yönerge ile birlikte şirketlerin işe alım, terfi, performans değerlendirme ve ücret artışı süreçlerinde daha açık kriterler kullanması bekleniyor. Adaylara, pozisyonları için belirlenen maaş aralıklarının açıklanması, çalışanların benzer pozisyonlardaki ortalama maaş bilgilerine erişim sağlaması ve büyük şirketlerin cinsiyete dayalı ücret farklılıklarını raporlaması gibi uygulamalar, düzenlemenin önemli unsurları arasında yer alıyor.

Bu düzenleme, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde faaliyet gösteren işverenler ve çalışanlar için geçerli olacak. Ayrıca, bu ülkelerdeki şirketlerle iş yapan veya bu şirketlerin tedarik zincirinde yer alan diğer kurumlar da dolaylı olarak etkilenecek. Yönergeye göre, en az 100 çalışanı olan işverenler, kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret farklarını düzenli olarak raporlamak zorunda kalacak. İlk aşamada, 250 ve üzeri çalışanı bulunan işverenler için yıllık raporlama zorunluluğu getirilirken, 150-249 çalışanı olan şirketler için bu raporlama üç yılda bir gerçekleştirilecek. İlerleyen dönemlerde 100-149 çalışanı olan işverenler de bu kapsamda değerlendirilecek.

Çalışanlar, benzer pozisyonlarda çalışan kişilerle aralarındaki ücret farklarını öğrenme hakkına sahip olacak. Ayrıca, işe alım süreçlerinde ücret düzeyi veya aralığı adaylarla önceden paylaşılacak ve geçmiş maaş bilgisi talep edilmeyecek. Geçerli bir neden olmaksızın %5 ve üzeri cinsiyete dayalı ücret farkı tespit edilmesi durumunda, işverenlerin çalışan temsilcileriyle birlikte bir ücret değerlendirmesi yapması gerekecek.

Türkiye’deki şirketlerin bu dönüşüme nasıl hazırlanmaları gerektiği konusunda İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting’in kurucusu Jilda Bal, ücret şeffaflığı konusunun Türkiye’deki şirketler için de önemli bir gündem maddesi haline geleceğini vurguluyor. Bal, “Ücret politikaları uzun yıllar boyunca kurumların en kapalı alanlarından biri olarak yönetildi. Ancak yeni dönemde çalışanlar, maaşların nasıl belirlendiğini, benzer sorumluluklar arasında nasıl bir denge kurulduğunu ve kariyer gelişim yollarının ne kadar açık olduğunu bilmek istiyor. Bu nedenle ücret şeffaflığı, çalışan ile kurum arasındaki güvenin temel göstergelerinden biri haline geliyor.” ifadelerini kullanıyor.

Bal, Türkiye’de doğrudan bir yasal zorunluluk olmasa da, Avrupa ile iş yapan veya uluslararası organizasyonların parçası olan şirketlerin bu uygulamalara kayıtsız kalamayacaklarını belirtiyor. Yeni döneme hazırlık yapmak isteyen şirketlerin, ücret bantlarını, rol seviyelerini, terfi kriterlerini ve performans değerlendirme süreçlerini şimdiden adil, tutarlı ve açıklanabilir bir yapıya kavuşturmaları gerektiğini ifade ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu