Yarısı Bizden kampanyası 2027’ye kadar uzatıldı

Yarısı Bizden kampanyası 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldı. Sektör temsilcileri kararın İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandıracağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, yıl sonunda sona ermesi planlanan Yarısı Bizden kampanyasının 31 Aralık 2027’ye kadar devam edeceğini duyurdu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen program, İstanbul’un tüm ilçelerini kapsıyor.

Riskli yapı sahiplerine ev ve iş yerlerinin yenilenmesi için hibe, kredi ve taşınma desteği sunan kampanyanın süresinin uzatılması, dönüşüm kararını erteleyen mülk sahipleri açısından yeni bir imkan oluşturdu. Sektör temsilcileri, kararın yalnızca konut sahiplerini değil, İstanbul’daki gayrimenkul ve inşaat piyasasını da etkileyeceği görüşünde.

Sektör temsilcileri uzatmayı fırsat olarak değerlendiriyor

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, İstanbul’un deprem gerçeği nedeniyle kentsel dönüşümün artık ertelenemeyecek bir zorunluluk haline geldiğini belirtti. Ersen’e göre Yarısı Bizden kampanyasının uzatılması, dönüşüm konusunda karar vermekte zorlanan binlerce malik için önemli bir fırsat penceresi açıyor.

Finansmanın dönüşüm sürecindeki başlıca sorunlardan biri olduğunu ifade eden Ersen, özellikle çok sayıda bağımsız bölüm bulunan sitelerde farklı malik beklentilerinin, müteahhit seçimindeki anlaşmazlıkların, arsa payı sorunlarının ve proje koşullarının süreci yıllarca uzatabildiğini söyledi. Kampanyayla sağlanan ek sürenin, maliklerin bilgilendirilmesi, uzlaşmanın sağlanması ve projelerin daha sağlıklı hazırlanması açısından kullanılabileceğini kaydetti.

Ersen, hibe, kredi ve taşınma desteğinin dönüşüm maliyetindeki malik payını azaltarak ekonomik açıdan uygulanabilir görünmeyen bazı projeleri yeniden mümkün hale getirebileceğini dile getirdi. Özellikle arsa değerinin yüksek olduğu bölgelerde bu desteğin dönüşüm kararlarını hızlandırabileceğini belirten Ersen, riskli yapı tespitinden ruhsat ve yeniden inşa aşamasına kadar uzanan sürecin daha fazla yapı için işletilmesini beklediklerini aktardı.

Bu gelişmenin İstanbul’da yeni bir konut arzı yaratabileceğini ifade eden Ersen, kampanyanın inşaat, istihdam, yapı malzemeleri ve gayrimenkul alanlarında ekonomik hareketlilik sağlayabileceğini söyledi. Eski binaların değerinin bundan sonra yalnızca mevcut yapının özellikleriyle değil, dönüşüm potansiyeli ve arsa payıyla da değerlendirileceğini belirten Ersen, deprem güvenliği yüksek yeni yapılarda ise bir “güvenli konut primi” oluşabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Ersen, kampanyanın başarısı için sağlanan finansmanla gerçek inşaat maliyetleri arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurguladı. Sürenin yalnızca başvuru imkanının genişletilmesi şeklinde görülmemesi gerektiğini belirten Ersen, riskli yapı tespitinin, malik uzlaşmasının, proje yönetiminin ve denetim mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

İstanbul için 2027 sonuna kadar önemli bir fırsat bulunduğunu kaydeden Ersen, hedefin yalnızca yeni konut üretmek değil, kenti depreme hazırlamak olması gerektiğini söyledi.

Güçlendirme seçeneği de destek kapsamına alınmalı

Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da kampanyanın uzatılmasını İstanbul’un deprem riskine karşı yeniden yapılandırılması açısından stratejik bir adım olarak değerlendirdi. Kılınçarslan, kararın yalnızca konut sektörüne yönelik bir teşvik olmadığını, milyonlarca kişinin can güvenliği ve İstanbul’un afetlere dirençli hale getirilmesiyle doğrudan ilgili olduğunu belirtti.

Her bina için yıkıp yeniden yapmanın tek çözüm olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kılınçarslan, yapının mevcut durumu, zemin koşulları, taşıyıcı sistem özellikleri ve ekonomik maliyetlerin birlikte değerlendirilmesini istedi. Bilimsel ve teknik raporlarla güçlendirmeye uygun olduğu belirlenen yapıların da Yarısı Bizden kampanyası kapsamında desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Kılınçarslan, uzatmanın inşaat ve gayrimenkulün yanı sıra mühendislik, mimarlık, yapı denetimi, finans, sigorta, taşınma, bakım ve tesis yönetimi alanlarında da hareketlilik yaratabileceğini ifade etti. Bununla birlikte konut fiyatları ve kira piyasasındaki etkilerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.

Dönüşüm projelerinde enerji verimliliği, erişilebilirlik, çevre duyarlılığı ve afet sonrası ihtiyaçların da dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kılınçarslan; altyapı, ulaşım, otopark, sosyal donatı, yeşil alan ve afet toplanma alanlarının yapılaşmayla birlikte planlanması çağrısında bulundu.

İstanbul’daki yapı stokuna dikkat çekildi

Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan ise İstanbul’daki yapı stokunun yaklaşık yüzde 60’ının 1999 Marmara Depremi’nden önce inşa edildiğini hatırlattı. Türkiye’nin deprem gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu belirten Akdoğan, yapı stokunun hızlı biçimde dönüştürülerek vatandaşların güvenli binalarda yaşamasının sağlanması gerektiğini söyledi.

Kentsel dönüşümün uzun ve zorlu bir süreç olduğunu ifade eden Akdoğan, Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasının bu dönüşüme anlamlı katkı sunacağını dile getirdi. Deprem öncesinde inşa edilen yapıların önemli bölümünün güncel yönetmeliklere uygun olmadığını belirten Akdoğan, İstanbul’un kapsamlı bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Akdoğan, vatandaşların daha güvenli yapılara kavuşabilmesi için devlet tarafından sunulan desteklerden mümkün olduğunca hızlı yararlanılması gerektiğinin altını çizdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu