Öcalan’ın Rolü ve Çerçeve Yasa Üzerine Değerlendirmeler

DEM Parti üyeleri, Öcalan ile çerçeve yasa sürecini değerlendirdi. 4 bin tutuklunun serbest kalması bekleniyor.

DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol, İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşerek, çözüm sürecinin geldiği noktayı ve “çerçeve yasa” ile ortaya çıkan yeni durumu Taksim’deki bir otelde medya temsilcileriyle paylaştı.

Erol, Aralık 2024’ten bu yana süregelen süreçte önemli bir aşamaya geldiklerini belirterek, “Bu bizim için kritik bir eşik. Uzun zamandır bu yasanın temel bir dayanak noktası olacağını dile getiriyordum. Son aylarda gereksiz tartışmalar yaşandı, ama bu aşılmayı başardık. Yasa, içinde gerekli formülasyonları barındırarak hayata geçti,” dedi.

Yasanın içeriği hakkında eleştirilerinin olduğunu vurgulayan Erol, bunun hem gerçekleşme aşamasında hem de sonrasında sıkça dile getirildiğini ifade etti. Erol, “Daha kapsamlı bir içeriğe sahip olmasını arzulardık, ancak mevcut koşullar ve süreçlerin özellikleri itibarıyla geldiğimiz nokta bu. Yasanın ortaya çıkaracağı durumların görünmez kılınmaması gerektiğini düşünüyorum,” şeklinde konuştu.

Erol, “Çerçeve yasa” ile yaklaşık 4 bin tutuklunun serbest kalabileceğini, 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da yasadan etkileneceğini belirtti. Bu durumun, yüz binlerce insanın hayatını etkileyecek bir yasa niteliği taşıdığını vurguladı. Ayrıca, yasanın içindeki kurulların, Öcalan’ın süreci daha iyi yönetmesine olanak tanıyacağını ifade etti.

Erol, yasayı bir kapının aralanması olarak değerlendirerek, “O kapıya yükleneceğiz. Bu kapının hukuk ve demokrasi alanına açılması için ısrarcı olacağız. Açılacak kapı, hem Kürt sorununu çözmek hem de demokratikleşme reformlarıyla paralel ilerlemelidir. Siyasi öngörümüz ve ajandamız bu temele dayanıyor,” dedi.

Bundan sonraki sürecin kolay olmayacağını bildiklerini belirten Erol, ülkenin demokratik dinamiklerinin bu hedefe ulaşma potansiyeline sahip olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Buldan ise yasa için büyük çaba sarf ettiklerini dile getirerek, “Yasanın taslağını Sayın Öcalan’a götürmek istedik ama bu mümkün olmadı. En son görüşmemizde yasanın taslağıyla değil, ilkesel olarak yaklaşımımızı paylaştık,” dedi. Yasanın çıkacağı günün sabahında taslağı görme imkanı bulduklarını belirtti.

Öcalan’ın yasaya yaklaşımını aktaran Buldan, “O, kavramlara takılmıyor, önemli olan yasanın çıkması. Bu yasa bir ilktir, bir kök yasadır. Bu kök yasayı nasıl geliştireceğimiz tartışılacak,” dedi. Buldan, bu süreçte silahlı mücadelenin sona erdiği ve siyasal mücadelenin devreye gireceği bir dönemden geçildiğini vurguladı.

Buldan, mevcut sürecin daha umutlu olduğunu belirterek, “2013-2015 döneminde herkesin bu meseleye olumlu baktığı bir ortam yoktu. Ancak bu dönemde Sayın Bahçeli’nin de çabalarını takdir etmek gerekiyor,” diye ekledi.

Buldan, yasayla birlikte bazı kurulların oluşması gerektiğini ve Abdullah Öcalan’ın bu kurullarda yer alacağını açıkladı. 24 Ağustos’ta bir üst kurulun kurulacağını ve ardından alt kurulların oluşturulacağını belirtti. Bu alt kurullardan birinin silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacağını ifade etti.

Buldan, AYM ve AHİM kararlarının uygulanmasına dair görüşlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilettiğini ve Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ gibi tutukluların tahliyelerinin gerçekleşeceğini düşündüklerini aktardı.

DEM Parti Kongresi’nin 6 Eylül’de yapılacağını hatırlatan Buldan, esas kongrenin muhtemelen Nevruz öncesinde olacağını belirtti. Bu kongreden sonra yeni bir yapılanmanın başlayacağını ve Öcalan’ın yeni bir partiden bahsettiğini söyledi.

Veysi Aktaş ise, sürecin gelişimini değerlendirerek, “Silahların yakılması için gereken komisyon gecikti. Çerçeve yasa, aslında ekimde çıkması gerekiyordu. 10 Ağustos’ta meclisten geçmesiyle Kürt sorununda önemli bir eşik atlatıldı,” dedi. Aktaş, yasanın Türkiye’nin tarihi anlarından biri olduğunu belirterek, siyasi iradenin Öcalan’ın statüsünü kabul ettiğini ifade etti.

Aktaş, sürecin üç aşamadan oluştuğunu belirterek, ilk adımın çerçeve yasa olduğunu, bunun ardından demokratikleştirme sürecine geçileceğini söyledi. Sürecin topluma kapalı olmaması gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu