Avrupa’da Göç ve İltica Kuralları Değişiyor: 2026’ya Hazırlık
Avrupa’da göç ve iltica sisteminde önemli değişiklikler 2026’dan itibaren uygulanmaya başlayacak. Detaylar haberimizde.
Avrupa’da göç ve iltica sistemini köklü bir şekilde değiştirecek olan yeni düzenlemeler için geri sayım başladı. Avrupa Birliği’nin (AB) yeni Göç ve İltica Paktı’nın 12 Haziran 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bu çerçevede, İsviçre ve Avusturya, kendi yasalarını yeni sisteme uyumlu hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Komisyonu, bu paktın ortak iltica sistemi, sınır prosedürleri, dayanışma mekanizması ve göç yönetimini kapsayan kapsamlı bir reform paketi olduğunu ifade ediyor.
İsviçre Federal Konseyi, 20 Mayıs 2026’da aldığı kararla, AB Göç ve İltica Paktı’na uyum sağlamak amacıyla gerekli yönetmelik değişikliklerini onayladı. İsviçre, AB üyesi olmamakla birlikte Schengen ve Dublin sistemlerine bağlı olduğu için bu reformun önemli kısımlarını iç hukukuna aktarmak zorunda. Yapılan değişikliklerin, paktın yürürlüğe gireceği 12 Haziran 2026 tarihiyle birlikte uygulanması planlanıyor.
Yeni sistemin en dikkat çeken unsurlarından biri, AB dış sınırlarında gerçekleştirilecek kimlik ve güvenlik kontrollerinin daha da sıkılaştırılması olacak. Üçüncü ülke vatandaşları için biyometrik kontrollerin merkezi hale gelmesi, iltica başvurularında ön inceleme süreçlerinin hızlandırılması ve Dublin transferlerinde sürelerin kısaltılması bekleniyor.
Bu bağlamda, İsviçre’de iltica yönetmelikleri, vize ve giriş kuralları ile oturum ve çalışma izinlerine ilişkin düzenlemelerde değişiklikler yapıldı. Bu sayede ülkenin sınır, iltica ve vize prosedürleri, AB’nin yeni sistemine uyumlu hale getirilecek.
Avusturya da AB Göç ve İltica Paktı’nı iç hukukuna aktaran ülkeler arasında yer aldı. Yapılan düzenlemelerle birlikte, özellikle sınırda hızlandırılmış tarama, kimlik doğrulama ve iltica başvurularının daha kısa sürede işlenmesi hedefleniyor. Avrupa genelinde amaç, düzensiz göç baskısı altındaki ülkelerin yükünü paylaşmak ve Schengen bölgesinde ikincil hareketliliği azaltmak.
Yeni kurallar çerçevesinde, Avusturya’ya refakatsiz gelen çocukların, ülkeye varır varmaz bölgesel çocuk koruma hizmetlerinin gözetimine alınacağı belirtiliyor. Bu düzenleme, daha sıkı prosedürlere yönelik çekincelere rağmen Yeşiller Partisi’nin desteğini kazanan unsurlardan biri oldu.
Avusturya’daki düzenlemelerin yalnızca iltica sistemiyle sınırlı kalmadığı, çalışma ve oturum izinlerini de etkilediği vurgulanıyor. Özellikle yüksek nitelikli üçüncü ülke vatandaşları için dikkat çeken bir değişiklik yapıldı. Avusturya’ya İş Arama Vizesi ile gelen yüksek nitelikli adayların, Kırmızı-Beyaz-Kırmızı Kart başvuruları sonuçlanana kadar ülkede kalabilmelerinin önü açılıyor. Daha önce bazı adayların izin çıktıktan sonra ülkeye yeniden giriş yapması gerekmekteydi; bu durum, şirketlerin işe alım ve yerleştirme süreçlerinde aksamalara yol açıyordu. Avusturya’nın resmi göç portalında, Kırmızı-Beyaz-Kırmızı Kart’ın uzun süreli istihdam ve yerleşim amacı taşıyan bir izin olduğu belirtiliyor.
Yeni sistem, Avrupa’ya personel gönderen şirketler açısından da ek hazırlık gerektirecek. Özellikle AB dışından gelen çalışanlar için kimlik doğrulama, biyometrik veri kontrolü ve iş gücü piyasası testlerinin daha dikkatli yürütülmesi bekleniyor. Avusturya’daki iş dünyası, işlemlerin daha hızlı ve koordineli hale gelmesini olumlu karşılasa da uygulama yönetmeliklerinin netleşmesini talep ediyor. Şirketlerin, özellikle 2026’nın son çeyreğinden itibaren Avrupa’ya yapılacak görevlendirmelerde daha uzun varış ve kontrol sürelerini hesaba katması gerekecek.
AB Göç ve İltica Paktı, Avrupa’da yalnızca idari değil, siyasi bir tartışma konusu da olmaya devam ediyor. Bazı hükümetler ve iş dünyası temsilcileri, yeni sistemi sınır güvenliği ve iltica süreçlerinde daha düzenli bir yapı kuracağı gerekçesiyle destekliyor. Ancak insan hakları örgütleri ve bazı muhalefet partileri, hızlandırılmış sınır prosedürlerinin sığınmacı haklarını zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa’da son dönemde göç politikalarında daha sert bir çizgiye yönelim olduğu, özellikle sınır dışı ve üçüncü ülke merkezleri gibi konuların tartışmayı büyüttüğü görülüyor.
Yeni düzenlemeler, İsviçre veya Avusturya’ya seyahat edecek, çalışmak için gidecek ya da iltica/oturum başvurusu yapacak Türk vatandaşlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Kısa süreli Schengen seyahatlerinde temel vize kuralları ayrı işlemeye devam edecek. Ancak sınır girişlerinde kimlik kontrolü, biyometrik doğrulama ve belge incelemelerinin daha sıkı hale gelmesi bekleniyor. Çalışma, uzun süreli oturum veya işveren sponsorlu görevlendirme süreçlerinde ise şirketlerin ve başvuru sahiplerinin belge hazırlığını daha erken tamamlaması önem kazanacak. Özellikle Avusturya tarafında yüksek nitelikli çalışanlar için Kırmızı-Beyaz-Kırmızı Kart süreci, işverenler ve adaylar açısından daha yakından takip edilmesi gereken başlıklardan biri olacak.




