İran, Suudi Arabistan’daki Hava Üssüne Saldırdı: 12 ABD Askeri Yaralı

İran, Suudi Arabistan’daki hava üssüne düzenlediği saldırıda 12 ABD askerini yaraladı. Saldırı, bölgedeki gerilimi artırdı.

Suudi Arabistan’daki Prince Sultan Hava Üssü, Cuma günü İran tarafından gerçekleştirilen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısına maruz kaldı. Saldırıda, ABD’ye ait bir E-3 Sentry erken uyarı ve kontrol uçağı da dahil olmak üzere bazı hava unsurları hasar gördü.

Wall Street Journal’ın haberine göre, İran’ın hedef aldığı hava üssünde yaklaşık 2,700 ABD askeri bulunuyor. Saldırıda 12 ABD askeri yaralanırken, yakıt ikmal uçaklarında da hasar meydana geldi.

E-3 Sentry uçakları, havadan erken uyarı ve kontrol sistemi (AWACS) olarak görev yaparak, yüzlerce kilometre mesafeden füzeleri, İHA’ları ve diğer hava araçlarını tespit etme kapasitesine sahiptir. Askeri analistler, bu platformların komutanlara sahadaki durumu gerçek zamanlı olarak ilettiğini ve tehditlere müdahale edilmesini sağladığını belirtiyor.

Emekli Hava Kuvvetleri Albayı John Venable, saldırıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu çok büyük bir olay. ABD’nin Körfez’deki durumsal farkındalığını olumsuz etkiliyor” dedi. Venable, ABD envanterinde sınırlı sayıda bulunan E-3 Sentry uçaklarının kısa vadede yerine konulmasının mümkün olmadığını da vurguladı.

İran’ın Prince Sultan Hava Üssü’ne yönelik saldırısı, bölgedeki askeri dengeler açısından endişeleri artırdı. Saldırıda 12 ABD askerinin yaralandığı bildirildi. Bu gelişmelerin ardından ABD’nin 31. Deniz Piyade Sefer Birliği, Orta Doğu’ya ulaştı. Bu durumun, ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a karşı daha fazla askeri seçenek sunduğu ifade ediliyor.

Yemen’deki İran destekli Husilerin, çatışmaların başladığı günden bu yana ilk kez Cumartesi günü İsrail’e iki füze fırlatması da bölgedeki gerilimi artıran bir diğer gelişme oldu. Füzelerin tamamı, hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildi.

Husilerin çatışmalara dahil olma ihtimali, enerji piyasalarında tedirginliğe yol açıyor. Geçmişte Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını hedef alarak küresel ticareti sekteye uğratan bu grup, Hürmüz Boğazı’na alternatif kritik bir rota üzerinde faaliyet göstermektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu