Epstein Skandalında Genç Kızların Psikolojik Manipülasyonu
Jeffrey Epstein skandalında genç kızların psikolojik manipülasyonu ve hedef alınma nedenleri uzman görüşüyle incelendi.
Jeffrey Epstein’in cinsel istismar ve fuhuş skandalı, reşit olmayan kız çocuklarının maruz kaldığı travmalarla birlikte yeniden gündeme geldi. ABD Adalet Bakanlığı, Epstein ile ilgili milyonlarca belgeyi kamuoyuna sunarak, olayın detaylarını gün yüzüne çıkardı.
Yayınlanan belgelerde, Epstein tarafından istismar edilen genç kızların hikayeleri dikkat çekiyor. Bu belgelerde, Epstein tarafından zorla alıkonulanların yanı sıra, kendi iradeleriyle onun yanında kalan genç kızların da varlığı görülüyor.
Uzman psikolog Ayben Ertem, Epstein dosyalarında yer alan mağdurların profillerini inceleyerek, bu genç kızların geçmişte yaşadığı travmaların nasıl bir manipülasyona dönüşebileceğini açıkladı. Ertem, bu gençlerin çoğunun çocukluk dönemlerinde travmatik olaylar yaşadığını, maddi zorluklar içinde büyüdüğünü ve sosyal destek sistemlerinin zayıf olduğunu belirtti.
Epstein’in zengin, güçlü, yakışıklı ve kibar bir profil çizdiğine vurgu yapan Ertem, bu özelliklerin genç kızlar üzerindeki etkisini değerlendirdi. “Travma yaşamış ve sosyal destekten yoksun olan gençler, ‘bağlanma açlığı’ ve ‘görülme ihtiyacı’ açısından daha yüksek risk taşır. Bu durum, güçlü bir figürün etkisine girmeyi kolaylaştırır” dedi.
Ertem, istismarcıların bu kırılganlıkları çok iyi okuyabildiğini ve hedef seçme konusunda oldukça başarılı olduklarını ifade etti. “Bu gençler zayıf karakterli değil, destek sistemleri zayıf ve travmaları olan bireylerdir. İstismarcılar bu zayıflıkları fırsat olarak değerlendirir” şeklinde konuştu.
Ergenlik döneminin riskli bir dönem olduğunu belirten Ertem, bu dönemde gençlerin kimlik oluşumunun devam ettiğini ve ait olma ihtiyacının yüksek olduğunu vurguladı. “Ergenlikte risk algısı, yetişkinlere göre daha düşüktür. Prefrontal korteks henüz tam olarak olgunlaşmamıştır” dedi.
Ayben Ertem, gençlerin deneyim eksikliklerinin manipülasyona açık bir alan yarattığını belirtti. “Değer görme ve romantik idealizasyon eğilimleri, güçlü figürlere hayranlık ve bağımsızlık isteği ile korunma ihtiyacı arasında çatışma yaşanabilir. Bu durum, istismarcılar için fırsat yaratır” diye ekledi.
Zenginlik ve sosyal statünün genç kızların üzerindeki etkisine de değinen Ertem, bu özelliklerin güven ve yetkinlik algısını tetikleyebileceğini ifade etti. “Güç ve statü, bazen ‘bu kişiden zarar gelmez’ yanılgısını yaratabilir. Bu durum, ‘seçilmiş olma’ hissini artırabilir” dedi.
Ertem, grooming kavramını da ele alarak, bunun bir yetişkinin genç bir bireyi cinsel veya duygusal istismara hazırlamak için sistematik bir şekilde güven kazanması süreci olduğunu belirtti. “Grooming, hedef seçme, güven inşa etme, özel ilişki hissi yaratma, izolasyon ve sınırları aşamalı olarak ihlal etme aşamalarından oluşur. Bu süreçte genç birey, istismarın farkında olmayabilir çünkü süreç, özel ilgi gibi görünür” şeklinde konuştu.




