Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı caiz mi? İşte yanıt

Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı sisteminin caiz olup olmadığına ilişkin değerlendirme açıklandı. Erken ayrılma, kasko ve vekâlet şartlarına dikkat çekildi.

Faiz hassasiyeti bulunan vatandaşların araştırdığı Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı sisteminin fıkhi niteliğine ilişkin değerlendirme yapıldı. Fatih Kalender Hoca, gerçekleştirilen ön görüşmeler ve incelenen işleyiş modeli doğrultusunda sistemin caiz olduğu kanaatine vardıklarını açıkladı.

Kalender, daha önce benzer tasarruf finansman şirketlerinin mülk ortaklığı esasına dayalı modelleri hakkında çalışma yürüttüklerini ve o dönemde belirlenen şartlar çerçevesinde fetva verdiklerini hatırlattı. Ancak şirketlerin BDDK denetimine girmesinin ardından uygulamanın öngörülen biçimde işletilmediğini ve bazı katılımcıların mağduriyet yaşadığını belirterek önceki fetvayı geri çektiklerini söyledi.

Sistem hangi esasa dayanıyor?

Kalender’in aktarımına göre Emlak Katılım tarafından oluşturulan model, daha önce incelenen mülk ortaklığı anlayışına dayanıyor. İşlemin borç verme ya da karz ilişkisi şeklinde değil, bir mala ortak olma ve bu malın vadeli satışı üzerinden yürütüldüğü ifade ediliyor.

Fatih Kalender, bu yapının önceki değerlendirmelerinde esas alınan modele uygun olduğunu belirterek, söz konusu şartlar korunduğu sürece Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı sistemine caiz hükmü verdiklerini dile getirdi.

Sistemden ayrılan katılımcı parasını hemen alabilir mi?

Katılımcı, sistemden çıkmak istediğinde gelecekteki ödemelerini durdurabilir. Buna karşılık, daha önce yatırdığı tutarın vadesi gelmeden geri ödenmesini talep etmesi fıkhi açıdan uygun görülmüyor.

Bu yaklaşımın temelinde, yatırılan paranın bir borç olarak değerlendirilmemesi bulunuyor. Katılımcıların ödemeleriyle konut, araç veya iş yeri niteliğinde bir mal satın alınıyor; ardından bu mal, katılımcılardan birine vadeli olarak satılıyor. Erken ayrılan kişi ise bu işlem sonucunda ilgili katılımcıdan vadesi bulunan bir alacak elde etmiş oluyor.

Kalender, mevcut hukuk kuralları çerçevesinde kurumun erken ödeme yapmak zorunda kalabileceğini, ancak vade dolmadan böyle bir talepte bulunmanın fıkhi bakımdan caiz kabul edilmediğini belirtti.

Kasko ve teminat şartları

Değerlendirmede öne çıkan konulardan biri de kasko uygulaması oldu. Kalender, kasko yaptırmak istemeyen katılımcılar için farklı teminat seçeneklerinin sunulabileceğini ifade etti.

DASK gibi mevzuat gereği zorunlu sigortaların bu değerlendirmenin dışında tutulduğunu belirten Kalender, zorunlu olmayan kasko uygulamalarına başvurulmaması gerektiği görüşünü paylaştı. Katılımcının yükümlülüklerinin veya satın alınan malın farklı teminat araçlarıyla güvence altına alınabileceği kaydedildi.

Vekâlet sürecinde iki aşama bulunuyor

Sistemin fıkhi açıdan uygun biçimde uygulanabilmesi için vekâlet işlemlerinin de usulüne uygun yürütülmesi gerekiyor. Kalender, bu süreçte iki ayrı vekâlet bulunduğunu aktardı.

İlk vekâlet, sisteme giriş sırasında imzalanan sözleşmeyle veriliyor. Bu kapsamda katılımcı, şirketi kendi adına konut, araç veya iş yeri almaya ve satın alınan malı maliyet bedeli üzerinden satmaya yetkilendiriyor.

İkinci vekâlet ise tahsisat aşamasında düzenleniyor. Katılımcının ödeme zamanı geldiğinde şirketin ayrıca yetkilendirme yapması gerekiyor. Böylece katılımcı, diğer üyeler adına da ilgili malı satın alabiliyor.

Satın alma sırasında malın katılımcıya ait kısmı kendi adına, kalan bölüm ise diğer katılımcılar adına alınıyor. Daha sonra diğer kişilere ait hisseler, önceden verilen vekâlet doğrultusunda kurum tarafından katılımcıya ayrı bir sözleşmeyle satılıyor.

Kalender, bu satışın maliyet bedeline herhangi bir kâr eklenmeden, aynı bedelin vadeli biçimde yansıtıldığı tevliye usulüyle yapılması gerektiğini belirtti. İşlemler tamamlandığında katılımcı, malın tamamının sahibi hâline geliyor.

Katılımcılara yöneltilen üç uyarı

Fatih Kalender’in açıklamalarına göre sisteme dahil olmayı düşünenlerin üç noktaya özellikle dikkat etmesi gerekiyor: Sistemden erken ayrılmaları durumunda yatırılan tutarın vadesinden önce istenmemesi, zorunlu sigortalar dışında isteğe bağlı kasko yaptırılmaması ve giriş ile tahsisat aşamalarındaki vekâlet işlemlerinin usulüne uygun biçimde tamamlanması.

Kalender, sistemin fıkhi açıdan daha pek çok ayrıntı barındırdığını, gerekçelerin ilgili fıkıh kurulu bünyesinde Ahmet Polat Hoca tarafından ayrıca açıklanacağını bildirdi. Faiz hassasiyeti taşıyan vatandaşlara yönelik alternatif finansman modelleri geliştirilmesini olumlu bulduğunu belirten Kalender, çalışmanın diğer finans kuruluşlarına da örnek olmasını temenni etti.

Bu haberde yer verilen görüşler, Fatih Kalender Hoca’nın Emlak Katılım Tasarruf Finansmanı sistemi hakkındaki fıkhi değerlendirmesini yansıtmaktadır. Sisteme katılmayı planlayanların güncel sözleşmeyi, ödeme planını, organizasyon ücretini, ayrılma koşullarını, teminat hükümlerini ve vekâlet belgelerini ayrıca incelemesi önem taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu