Yaz Aylarında Kene Tehlikesine Dikkat Edin

Yaz aylarında artan kene tehlikesi ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hakkında uzmanlardan uyarılar.

Yaz mevsimiyle birlikte kene tehlikesi artış göstermekte. Kene, her yıl birçok can kaybına sebep oluyor. Türkiye’de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları, özellikle haziran ve temmuz aylarında zirveye ulaşıyor. Uzmanlar, kene ile doğrudan temas edilmemesi gerektiğini vurgularken, kenelerin dikkatli bir şekilde çıkarılması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

KKKA, kene kaynaklı enfeksiyonlar arasında en geniş yayılıma sahip hastalıklardan biri olarak biliniyor. Güncel verilere göre, bu hastalık Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da 30’dan fazla ülkede görülüyor. Türkiye’de ise vakalar, özellikle Tokat, Sivas, Yozgat ve Çorum gibi İç Anadolu’nun kuzey kesimlerinde, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzey bölgelerinde yoğunlaşıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, kene tehlikesine karşı önemli uyarılarda bulundu.

Dr. Ayan, KKKA’nın esas olarak ‘hyalomma marginatum’ türü keneler aracılığıyla yayıldığını belirterek, kene deriye tutunduğunda veya çıplak elle ezildiğinde virüsün vücuda geçebileceğini ifade etti. Ayrıca, enfekte hayvanların veya hastaların kan ve vücut sıvılarıyla temasın da bulaşma riski taşıdığını belirtti. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, kasaplar ve sağlık çalışanları, endemik bölgelerde yaşayan veya bu bölgelere seyahat eden kişiler, en büyük risk grupları arasında yer alıyor.

Belirtiler genellikle kene ısırmasından 1-5 gün sonra ortaya çıkıyor. Dr. Ayan, hastalığın yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı ile başladığını belirtti. Ağır vakalarda, birkaç gün içinde diş eti, burun, mide-bağırsak, idrar yolları ve diğer organlarda ciddi kanamalar görülebiliyor. İlerleyen vakalarda şok ve çoklu organ yetmezliği gelişebiliyor. Ölüm vakaları genellikle şiddetli kanama, şok ve organ yetmezliği nedeniyle gerçekleşiyor. Bu nedenle, erken tanı ve tedavi, hastalığın seyrinde kritik bir öneme sahip. Etkili bir antiviral ilaç olmamakla birlikte, destek tedavisinin zamanında uygulanması hayati önem taşıyor.

Dr. Ayan, KKKA’dan korunmak için bazı temel önlemler önerdi. Riskli alanlarda uzun kollu ve paçaları kapalı kıyafetler giymek, her eve döndüğünde vücudu kontrol etmek, keneye çıplak elle dokunmamak ve uygun bir malzeme ile dikkatlice çıkarmak, bu önlemler arasında yer alıyor. Eğer kene çıkarılamıyorsa, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.

Kene ısırmasından sonra ilk 10 gün boyunca, ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler açısından dikkatli olunması gerektiğini belirten Dr. Ayan, bu belirtilerden herhangi birinin gelişmesi durumunda derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmasının önemine dikkat çekti. Kenelerin artışıyla birlikte aşı konusu gündemde olsa da, şu anda KKKA’ya karşı etkinliği kanıtlanmış bir aşı bulunmuyor. Bu nedenle korunma önlemleri ve erken farkındalık, hastalıkla mücadelede büyük önem taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu