Eğitim-Bir-Sen: Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 gün olmalı

Eğitim-Bir-Sen, kadınların iş-yaşam dengesini sağlamak için haftalık çalışma süresinin 4 güne indirilmesini talep etti.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, kadınların çalışma hayatındaki rolünü güçlendirmek amacıyla yeni talepler gündeme geldi. Eğitim-Bir-Sen, kadınların iş-yaşam dengesini destekleyen düzenlemelerin arttırılması gerektiğini vurguladı.

Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, yaptığı açıklamada, “Kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç var. Haftalık çalışma süresi 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi gerekiyor.” dedi.

Aydın, Eğitim-Bir-Sen olarak, kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkat çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini belirtti. 214 binden fazla kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olma sorumluluğunu taşıdıklarını ifade eden Aydın, “Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum” anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların sahada karşılık bulduğunu söyledi. 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşmasının bu kararlı mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.

Aydın, Türkiye’nin uzun süredir sessiz ama derin bir demografik dönüşüm süreci yaşadığını, nüfusun yaşlandığını ve doğurganlık oranlarının düştüğünü kaydetti. Bu durumun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Aydın, kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında sıkıştığını ifade etti. Aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği, aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

Aydın, Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında gerçekleştirilen bir saha araştırmasının sonuçlarının bu ihtiyacı açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini talep ettiğini söyledi.

Araştırmaya katılanların yüzde 92’sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96’sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini belirten Aydın, kadınların esnek çalışma modellerini desteklediğini, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik haklarının zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden bu modellerin uygulanması gerektiğini vurguladı. Aydın, dünyada birçok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modelinin, Türkiye’de de özellikle kadın kamu görevlileri için uygulanması gerektiğini, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmelerin yapılması gerektiğini ifade etti.

Aydın, kadın kamu görevlilerinin çalışma süresinin 32 saate düşürülmesi gerektiğini belirterek, “Eğitim-Bir-Sen olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz.” dedi.

Aydın, kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi gerektiğini belirterek, analık izninin doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılması, süt izninin iki yıla çıkarılması, babalık izin sürelerinin artırılması, tüm kamu kurumlarında kreş hizmetinin zorunlu hale getirilmesi veya kreş yardımı sağlanması, çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmesi ve emeklilikte yıpranma payı uygulanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, yıllık izin sürelerinin çocuk sayısına göre artırılması, kamu görevlileri için gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesi ve evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemelerin geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu