Dünya Bankası, Küresel Büyüme Tahminlerini Artırdı
Dünya Bankası, küresel büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. 2023 ve 2024 için büyüme oranları artırıldı.
Dünya Bankası, ocak ayına ait Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nu yayınlayarak, küresel ekonomik büyüme tahminlerinde önemli bir güncelleme gerçekleştirdi. Banka, dünya ekonomisinin 2023 yılında %2,6, 2024 yılında ise %2,7 oranında büyümesini öngörüyor.
Raporda, küresel ekonominin, devam eden ticaret gerilimleri ve belirsizliklere rağmen, beklenenden daha dayanıklı olduğu vurgulandı. Küresel büyümenin önümüzdeki iki yıl boyunca istikrarlı bir seyir izleyeceği belirtilirken, 2025’te %2,7 olarak tahmin edilen büyümenin, 2026’da %2,6’ya düşeceği, ardından 2027’de tekrar %2,7 seviyesine yükselebileceği ifade edildi.
Dünya Bankası, haziran ayındaki önceki tahminlerinde, bu yıl için %2,4 ve gelecek yıl için %2,6 büyüme öngörmüştü. Raporda, ABD’deki ekonomik büyümenin, 2026 yılı tahminindeki yukarı yönlü revizyonun yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu belirtildi. Ancak, bu tahminlerin geçerli olması durumunda, 2020’lerin, 1960’lardan bu yana en zayıf küresel büyüme on yılı olma yolunda ilerlediği kaydedildi.
Küresel enflasyonun, iş gücü piyasalarındaki zayıflama ve enerji fiyatlarındaki düşüşle birlikte 2026’da %2,6 seviyesine gerileyeceği öngörüldü.
ABD ve Avro Bölgesi için büyüme tahminleri de yukarı yönlü revize edildi. Rapora göre, ABD ekonomisinin bu yılki büyüme beklentisi %1,6’dan %2,2’ye çıkarıldı. Avro Bölgesi için ise bu yılki büyüme tahmini %0,8’den %0,9’a, gelecek yıl içinse %1’den %1,2’ye yükseltildi.
Çin ekonomisine dair büyüme tahminleri de artırıldı; 2023 için %4’ten %4,4’e, 2024 için ise %3,9’dan %4,2’ye revize edildi.
Türkiye ekonomisi için de olumlu bir tahmin sunuldu. Raporda, Türkiye’nin bu yıl %3,7 ve gelecek yıl %4,4 oranında büyümesi bekleniyor. Haziran ayındaki tahminlerde, Türkiye’nin 2026’da %3,6 ve 2027’de %4,2 büyümesi öngörülmüştü. Türkiye’deki ekonomik faaliyetlerin, güçlü iç talep ve inşaat yatırımları ile desteklendiği ifade edildi. Özel tüketimin, kademeli dezenflasyon ortamında artan reel ücretlerin etkisiyle büyümesi beklenirken, cari işlemler açığının genişlemesi, mali açığın ise deprem sonrası yeniden inşa harcamalarındaki azalmayı yansıtacak şekilde daralması öngörülüyor.




