Çocuklarda DEHB: Teşhis ve Tedavi Yöntemleri
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukları nasıl etkiliyor? Uzman görüşleri ve tedavi yöntemleri.
Pek çok çocuk ve yetişkin, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile başa çıkmak zorunda kalıyor. Son yıllarda bu durumun daha sık teşhis edilmesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünya genelinde çocukların %5-7’sini, yetişkinlerin ise %2,5-5’ini etkilediğini gösteriyor. Dr. Günet Eroğlu, DEHB’nin bir hastalık değil, nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu belirtiyor.
DEHB’li bireyler, sıklıkla “İsterse yapar” veya “Çok zeki ama çalışmıyor” gibi kalıplaşmış yargılarla karşılaşmaktadır. Ancak bu durum, irade gücüyle ilgili bir sorun değil; beynin yönetici işlevlerinden sorumlu bölgelerinin etkilenmesiyle ortaya çıkıyor. Çocukluk döneminde kontrol altına alınamayan dürtüsellik, ilerleyen yıllarda trafik kazaları, madde bağımlılığı ve finansal yönetim gibi ciddi riskler doğurabiliyor. Ayrıca, dinleme ve organizasyon güçlükleri, bireylerin sosyal ilişkilerinde kopmalara yol açabiliyor. Dr. Eroğlu, DEHB’nin bir zeka sorunu olmadığını, uygun eğitim yöntemleri ve bireysel öğrenme stratejileri ile bu kişilerin akranlarıyla eşit seviyeye gelebileceğini ifade ediyor.
Yeni Tedavi Yaklaşımları
Uzun süre dikkatini sürdüremeyen ve yerinde duramayan çocuklar, halk arasında ‘yaramaz’ olarak adlandırılmaktadır. Dr. Eroğlu, bu tanımın çoğu durumda sorunun üstünü örttüğüne dikkat çekiyor. Son dönemde artan farkındalık ve teknolojik gelişmeler, DEHB’ye bakış açısını değiştiriyor. Tanı sürecini destekleyen ve tedaviye yardımcı olan yeni yöntemler, ön plana çıkıyor. Bu yöntemlerden biri nöro geri bildirimdir. Beynin elektriksel aktivitesi EEG ile gerçek zamanlı olarak ölçülmekte ve bu veriler, kişiye basit oyunlar veya animasyonlar aracılığıyla geri bildirim olarak sunulmaktadır.
Avrupa’daki Uygulamalar
Nöro geri bildirim yöntemi, dikkatle ilişkili beyin dalgalarının güçlenmesini ve dürtüsellikle ilişkili dalgaların dengelenmesini hedeflemektedir. Kişi, ödül temelli geri bildirim mekanizmaları ile bu öğrenme sürecini pekiştirmektedir. Almanya, İsviçre ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kullanılan bu uygulamalar, günümüzde yapay zeka destekli algoritmalarla daha kişiselleştirilmiş hale gelmektedir. Bu sayede, bireyler istedikleri zaman ve yerde eğitim alma imkanı bulmaktadır.




