Yapay Zeka ile Sanal Devriye Dönemi Başlıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanal devriye sayısının artacağını ve yapay zekanın rolünün güçleneceğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanal devriye uygulamalarının sayısının artırılacağını ve bu süreçte yapay zekanın daha etkin bir şekilde kullanılacağını bildirdi. Bu yeni dönemde, siber tehdit istihbaratında önemli gelişmeler yaşanacak. Sanal dünyada görev alacak olan uzmanlar, gönüllüler ve yapay zeka destekli ajanlar, potansiyel tehditleri anlık olarak tespit edebilecek.
Türkiye, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının nedenlerini derinlemesine araştırıyor. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için neler yapılabileceği üzerine yoğunlaşan çalışmalar sürüyor. Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, sanal devriyelerin artırılmasının yanı sıra yapay zekanın daha fazla kullanılacağına dikkat çekti.
Sanal devriye uygulamalarının ne olduğu ve nasıl işlediği konusunda Siber Güvenlik Uzmanı Burak Bozkurtlar ile görüştük. Bozkurtlar, sanal devriyenin, siber polislerin sosyal medya ve dijital platformlarda yürüttüğü suç önleme ve suçlu tespiti çalışmaları olarak tanımlıyor. Bu devriyelerde görevli uzmanlar, sıradan kullanıcılar gibi çeşitli platformlarda, sohbet odalarında ve mesajlaşma uygulamalarında yer alıyor. Örneğin, Telegram’da büyük bir grup içinde ya da WhatsApp’ta özel bir sohbet odasında bu yetkililer aktif olarak bulunabiliyor.
Burak Bozkurtlar, bu görevi üstlenen uzmanların çoğu zaman sohbetlere aktif olarak katıldığını, oyun gruplarında oyun oynadıklarını ve diğer kullanıcıları dikkatle izlediklerini belirtiyor. Şüpheli durumlarda, ilgili kurumlara anında bildirim yapılıyor. Bu süreç, Siber Tehdit İstihbaratı olarak adlandırılıyor ve Siber Güvenlik Başkanlığı, MİT ve Emniyet’in Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı gibi resmi kurumlar devreye giriyor.
Erdoğan’ın vurguladığı bir diğer önemli konu ise yapay zekanın daha fazla destek sağlamak üzere devreye gireceği. Bozkurtlar, Kahramanmaraş’taki olayların ardından Türkiye’nin gündemine oturan Telegram grubunda 95 binin üzerinde kullanıcı bulunduğunu, ancak bunların ne kadarının gerçek kişi, ne kadarının yapay zeka botu olduğunu bilmenin zor olduğunu ifade ediyor.
Bozkurtlar, “Tek bir gerçek kişi, yüzlerce bot hesabını kontrol edebilir ve bu hesaplar üzerinden bilgi kirliliği yaratabilir. Aynı şekilde, bir kişi yüzlerce yapay zeka ajanını yönetebilir. Bu sanal ajanlar, grupları, sohbet odalarını ve ses kayıtlarını takip eder. Riskli durumlarda yetkililere anında uyarı gönderir. Böylece çok sayıda personelle uzun sürede tespit edilebilecek tehditleri daha hızlı bir şekilde çözümleyebilirsiniz. Bu uygulama şu anda Türkiye’nin 81 ilinde yürütülüyor, ancak personel sayısının artırılması ve yapay zekadan daha fazla yararlanılması planlanıyor.” dedi.
Bozkurtlar, sanal devriye uygulamaları için gönüllülerin de önemli bir rol oynaması gerektiğini vurguladı. Milli bilişim seferberliği benzeri bir yaklaşımın şart olduğunu belirten Bozkurtlar, Türkiye’nin dört bir yanından gönüllülerin oluşturulması gerektiğini ifade etti. Ancak bu önlemler ailelerin sorumluluklarını azaltmıyor. Ebeveynlerin dijital okur yazarlığını artırmasının önemine değinen Bozkurtlar, “Evinizin kapısını bir yabancı çalsa ve çocuğunuzun odasına girmek istese ne tepki verirsiniz? Elbette onu içeri almazsınız. Ancak sanal dünyada çocuğunuzun odasına kimin girdiğini çoğu zaman aileler bilmiyor. Geldiğimiz noktada telefon, tablet, bilgisayar ‘dijital silah’ olabiliyor. Anne babaların da dijital okur yazarlığını artırması şart. Yaşanan son elim olayların ardından hızla aksiyon alındı ve doğru yola girildi. Şimdi tüm bunları birlikte ve koordineli şekilde somut olarak yapabilmek, işte o zaman çok daha iyi bir noktaya ulaşacağımıza canı gönülden inanıyorum.” şeklinde konuştu.




