Hatimoğulları: Silahların yerini hukuk ve barış alsın
Hatimoğulları, silahların yerini hukukun ve barışın alması gerektiğini vurguladı. Barış, ortak yaşam ve kardeşlik için çağrıda bulundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis Grup Toplantısı’nda güncel gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, konuşmasına Japonya’da gözaltında hayatını kaybeden Hakkarili sanatçı Murat Çiçek’in ölümüne dikkat çekerek başladı. Japonya makamlarına seslenerek, bu olayın aydınlatılması gerektiğini belirtti. Murat Çiçek’in bir Türkiye vatandaşı olduğunu hatırlatan Hatimoğulları, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın da konuyla ilgili sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Hatimoğulları, geçtiğimiz hafta Urfa’da gerçekleştirdikleri ziyaret sırasında bölgedeki tarım ve sağlık sorunlarına dikkat çekti. Urfalıların, kamu kurumlarında yaşadıkları sıkıntıları dile getirdiğini belirten Hatimoğulları, tarım politikalarının çiftçiyi zor durumda bıraktığını ve üretimin can çekiştiğini vurguladı. Ayrıca, DEDAŞ’ın çiftçilerin su alımını engellemek için elektrik direklerini söktüğünü ifade ederek, bu durumun tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini belirtti.
Hatimoğulları, Türkiye’nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini ve bu durumun halkı açlık ve yoksullukla karşı karşıya bıraktığını söyledi. Tarım politikalarının değiştirilmesi gerektiğini savunarak, çiftçilerin desteklenmesi ve borçlarının silinmesi gerektiğini vurguladı. Urfa’daki DEDAŞ zulmünün sona ermesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, tarımın yeniden canlandırılması için gerekli adımların atılmasını talep etti.
NATO zirvesine de değinen Hatimoğulları, zirvenin barış, eşitlik ve demokrasi konularında hiçbir şey içermediğini belirtti. Dünya genelinde açlık ve yoksulluğun arttığını, NATO’nun ise silahlanmaya odaklandığını ifade etti. Hatimoğulları, Türkiye’nin bu süreçte savaş ve çatışmaların tarafı haline getirildiğini, bunun bir başarısızlık olduğunu söyledi.
Hatimoğulları, Türkiye’deki baskı ve zulümlere de dikkat çekerek, muhaliflerin gözaltına alındığını ve basın özgürlüğünün kısıtlandığını ifade etti. Mizahın ve düşüncenin hapsedildiğini belirten Hatimoğulları, gözaltına alınan akademisyenler ve sanatçılara destek verdiklerini vurguladı.
14 Temmuz direnişinin önemine de değinen Hatimoğulları, bu sürecin hukuka dönüşmesi gerektiğini belirtti. Barışın, silahların susmasıyla değil, hukukun kurulmasıyla sağlanacağını ifade etti. Hatimoğulları, barışın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ve bu konuda birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. 11 Temmuz’da yakılan silahlardan geriye sadece kül kalmaması gerektiğini, bunun yerine hukukun, kardeşliğin ve barışın doğması gerektiğini söyledi. Hatimoğulları, Türkiye’deki tüm halkların özgürce yaşayabileceği bir atmosferin yaratılması gerektiğini belirtti.




