Küresel Piyasalarda Temkinli Bekleyiş Devam Ediyor

Küresel piyasalarda temkinli bir hava hakimken, yatırımcılar risk iştahını azaltma eğiliminde.

Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasında bir uzlaşma sağlanabileceği yönündeki iyimserlik devam ederken, yatırımcıların hafta sonu öncesinde pozisyonlarını azaltma eğilimleri nedeniyle risk iştahı zayıf kalıyor.

Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ABD ile İran arasında kalıcı bir ateşkesin sağlanabileceğine dair umutlar sürerken, yatırımcıların sürece dair daha fazla netlik arayışı ve hafta sonu gelebilecek haber akışına karşı temkinli duruşları, risk iştahını sınırlıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan arasında 10 günlük bir ateşkes mutabakatı sağlandığını ve İran ile anlaşmanın yakın olduğunu belirtti.

Analistler, piyasalarda zayıf da olsa barışa yönelik fiyatlamaların devam ettiğini, ancak nükleer program, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve petrol fiyatlarının yüksek seyri gibi konulardaki belirsizliklerin kısa vadede ortadan kalkmasının zor olduğunu ifade ediyor.

Taraflar arasında sağlanan ateşkes, risk algısını düşürse de, savaşın makroekonomik görünüm üzerindeki etkilerinin geçici mi yoksa kalıcı mı olacağına dair belirsizlikler sürüyor. Petrol arzının belirli bölgelerde yoğunlaşması nedeniyle, jeopolitik gerilim dönemlerinde petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların, enerji bağımlılığı yüksek ekonomileri alternatif arayışlara yönlendirebileceği kaydediliyor.

Petrol arzına yönelik endişeler, küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü etkiliyor. ABD ekonomisi, enflasyon ve resesyon arasında bir denge kurmaya çalışırken, ABD Merkez Bankası’ndaki (Fed) başkanlık değişimi süreci, gelecekteki para politikalarına dair belirsizlikleri artırıyor.

ABD Senatosu’ndaki bazı Demokrat üyeler, Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh’un atanma sürecinin, Fed Başkanı Jerome Powell ve Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook hakkında yürütülen soruşturmalar sonuçlanana kadar durdurulmasını talep etti.

Fed yetkililerinin farklı görüşleri, bankanın gelecekte atacağı adımlara ilişkin beklentilerin oluşmasını zorlaştırıyor. Makroekonomik verilere baktığımızda, ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 11 Nisan ile biten haftada 207 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Ayrıca, sanayi üretimi de mart ayında aylık bazda yüzde 0,5 azaldı.

Bu gelişmeler ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,28 seviyesinde, dolar endeksi ise yatay seyirle 98,2 seviyesinde işlem görüyor. Tahvil faizlerindeki ılımlı artış, finansal koşulların tamamen gevşemediğini gösteriyor. Altının ons fiyatı yüzde 0,1 artışla 4.794 dolarda işlem görürken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 düşüşle 94 dolara geriledi.

S&P 500 endeksi yüzde 0,26, Nasdaq endeksi yüzde 0,36 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,24 yükselerek, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri kapanış rekorlarını tazeledi. ABD’de endeks vadeli kontratlar karışık bir seyirle güne başladı.

Avrupa borsalarında ise karışık bir seyir gözlemlenirken, Avro Bölgesi’nde mart ayında enflasyonun hızlanması dikkat çekti. Yıllık bazda enflasyon yüzde 2,6, aylık bazda ise yüzde 1,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Enerji tedarikine yönelik endişeler sürerken, enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın enflasyon üzerindeki etkileri belirginleşiyor. Aylık enflasyona en büyük katkının ulaşım kaleminden geldiği kaydedildi.

Avro Bölgesi’nde bugün dış ticaret ve cari işlemler dengesi verileri izlenecek. İngiltere ekonomisi ise şubatta aylık bazda yüzde 0,5 ile piyasa beklentilerinin üzerinde büyüme kaydetti. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Google’a arama motoru verilerini üçüncü taraflarla paylaşmasını önerdi.

İngiltere Merkez Bankası (BoE) Para Politikası Kurulu üyesi Alan Taylor, ABD/İsrail-İran savaşının neden olduğu yüksek enerji maliyetlerinin ekonominin geneline yansıması konusunda daha fazla netlik bekleyen merkez bankasının, borçlanma maliyetlerindeki değişiklik konusunda beklemede kalması gerektiğini belirtti.

Tüm bu gelişmelerle birlikte, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,29, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,36 yükselirken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,14 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,27 geriledi. Avrupa’daki endeks vadeli kontratlar karışık bir seyirle güne başladı.

Asya borsalarında, Orta Doğu’daki gerilimlerin azalacağına dair beklentiler sürmesine rağmen, yatırımcıların hafta sonu öncesinde riskten kaçınma eğilimiyle satıcılı bir seyir izleniyor. Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Washington’da düzenlenen IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları sırasında yaptığı açıklamalarda, faiz artışı tahminlerini sınırlayan ifadeler kullandı. Ueda, Japonya’daki enflasyonun talep kaynaklı değil, olumsuz arz şoklarından kaynaklandığını ve bu enflasyonu para politikasıyla kontrol altına almanın zor olduğunu ifade etti. Bu açıklamaların ardından BoJ’a yönelik faiz artırımı beklentileri azaldı.

Japonya’da kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 düştü. Borsa İstanbul’da ise BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,36 değer kaybederek 14.201,05 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 1,36 yükseldi.

Dolar/TL, dünü 44,8040’tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,8520’den işlem görüyor. Ayrıca, bu akşam uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye değerlendirmesi takip edilecek. Analistler, yurt içinde TCMB’nin piyasa katılımcıları anketi, kısa vadeli dış borç istatistikleri ve konut satış istatistiklerinin, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde cari işlemler dengesi ve dış ticaret dengesi verilerinin izleneceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.300 ve 14.400 puanın ise direnç seviyeleri olarak öne çıktığı ifade ediliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu