Fındık Fiyatlarındaki Düşüş, Üreticileri Zora Sokuyor

Fındık fiyatlarının düşmesi, üreticileri zor durumda bırakırken, piyasalardaki dalgalanmalar endişe yaratıyor.

Dünya fındık üretiminin merkezi olan Ordu’da, 2025 yılı hasadı sonrası fındık fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, sektördeki paydaşları endişelendiriyor. Serbest piyasada fındığın gerçek maliyetinin 350 lira seviyelerine ulaşmasına rağmen, büyük bir firmanın fiyatı 280 lira olarak belirlemesi, üreticiler ve tüccarlar arasında gerginliğe yol açtı. Ordu Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, bu durumun ticaret kurallarına aykırı olduğunu belirterek, ekonomik gücü elinde bulunduran yapıların fiyatları düşürmek için depolardaki stokları devreye soktuğunu iddia etti.

Piyasa analistleri, fındığın maliyetinin 320 ile 350 lira arasında değiştiğini belirtirken, tekelci firmanın açıkladığı 280 liralık fiyatın sektördeki hareketliliği durma noktasına getirdiğini ifade ediyor. Maliyetinin altında satış yapmak istemeyen tüccarların ürünlerini depolarda bekletmesi, piyasada hareketliliği en aza indirirken, fındığın güncel fiyatlarının 230-240 lira seviyelerine inmesi, üreticilerin mali yükünü artırıyor. Dünyada gıda fiyatları yükselirken, fındıkta yaşanan bu düşüşün rasyonel bir açıklaması olmadığı, manipülasyonun derinleştiği vurgulanıyor.

Akça’nın açıklamalarına göre, küresel alıcılar, piyasalardaki manipülasyonu sürdürmek için kendi depolarında tuttukları “sigorta” fındıkları üretime dahil etti. Ancak bu stokların tükenmek üzere olduğu öngörülüyor. Geçen hafta açıklanan 280 liralık fiyatın, arz ihtiyacından kaynaklandığını belirten Akça, önümüzdeki günlerde piyasada ihtiyaca bağlı olarak daha yüksek fiyatların oluşabileceği beklentisini dile getirdi. Üreticiler ve yerel tüccarlar, piyasanın dengelenmesi ve fiyatların maliyetin üzerine çıkması için bekleyişlerini sürdürüyor.

Fındık fiyatlarındaki dengesizliğin yalnızca arz-talep meselesi olmadığını ifade eden sektör temsilcileri, bazı küresel yapıların bürokratik avantajlarının yerel piyasayı nasıl etkilediğine dikkat çekiyor. Ekonomik gücü yüksek aktörlerin piyasaya yön verme yeteneğinin, küçük ölçekli üreticileri korumasız bıraktığı savunuluyor. Sektör paydaşları, fındıkta sürdürülebilir bir fiyat politikasının oluşturulması ve piyasa manipülasyonlarının önlenmesi için denetim mekanizmalarının daha etkin bir şekilde çalışması gerektiğini vurguluyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu