Diyanet’ten Din İstismarı Üzerine Önemli Uyarı
Diyanet, Cuma hutbesinde din istismarı ve aşırılığa karşı uyarılarda bulundu.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 81 ildeki camilerde okutulmak üzere hazırlanan Cuma hutbesinin bu haftaki konusu olarak “din istismarı”na dikkat çekti.
Hutbede, İslam’ın aşırılığı reddettiği vurgulanarak, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) bir hadisinde, “Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti” şeklinde ifade ettiği hatırlatıldı. İslam, Müslümanların orta yolu benimsemelerini ve dengeli bir yaşam sürmelerini teşvik etmektedir.
Hutbede, dini istismar edenlerin kendilerini dinin tek temsilcisi gibi göstererek, İslam’ı kendi düşüncelerine hapsettikleri belirtilerek, “Sahih dini bilgiye dayanmayan görüşlerini desteklemek için Kur’an-ı Kerim’i ve sünneti keyfi yorumlara tabi tutmaktan çekinmezler. Ayrıştırıcı ve dışlayıcı söylemlerini kabul ettirebilmek için hadisleri devre dışı bırakırlar. Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları, cana kıymak için kullanma eğilimindedirler. Kendilerini ıslah edici olarak tanıtan bu grupların gerçek yüzü, Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: ‘Onlara, yeryüzünde düzeni bozmayın denildiğinde, biz yalnızca ıslah edenleriz derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.'” şeklinde ifadeler yer aldı.
Hutbede, Müslümanların, “İslam’ı kendi tekelinde gören ve kendinden olmayanları dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıya olduğu” uyarısı yapıldı. “Dijital platformlarda Müslüman gençlerin zihinlerini karıştırmaya çalışan ve barış dini İslam’ı şiddetle ilişkilendiren bu gruplar, artık küresel bir sorun haline gelmiştir. Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, geleceğimizi karartmak isteyen bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız. Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz. Kur’an-ı Kerim, sünnet ve medeniyetimizden kaynaklanan İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız. İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin; dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenler olduğunu unutmamalıyız” denildi.
Son dönemde IŞİD gibi cihatçı terör örgütlerinin faaliyetlerinin arttığına dair uyarıların yapıldığı bir zamanda bu hutbenin hazırlanması dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.




