Kürt Sorununun Çözümü İçin Toplumsal Barış Konferansı Düzenlendi
CHP, Kürt sorununun çözümüne dair önemli bir konferans düzenledi. Siyasetçiler ve akademisyenler bir araya geldi.
CHP, dün İstanbul Kongre Merkezi’nde, “Kürt sorunu”nun çözümüne dair önemli tartışmaların yapıldığı “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı”nı gerçekleştirdi. Siyasetçiler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, CHP ve DEM Parti’nin yanı sıra çeşitli sol partiler de yer aldı. Ancak AKP, MHP ve İYİ Parti’nin konferansa katılmaması dikkat çekti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın katılacağı duyurulmuştu, ancak Yıldız’ın konferansa katılmaması gözlerden kaçmadı.
Konferansın fikrinin, tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’dan geldiği öğrenildi. Şahan’ın mesajı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından okundu. Mesajında, Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu belirten Şahan, bu tercihi “Demokrasi, barış ve hak ile özgürlükler ekseninde bir gelecek mi yoksa yurttaş iradesinin güvencesizlik tehdidi altında sınırlandığı bir geleceksizlik mi?” sözleriyle ifade etti. İstanbul Türkiye İttifakı yaklaşımını ise, “bu bir seçim taktiği değil, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine dayanan tarihsel bir sorumluluk” olarak tanımladı. Farklılıkların bir araya gelmesinin güçlendirici bir etki yarattığını vurguladı.
Konferansın açılışını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partinin Kürt sorunu konusundaki tutarlılığını vurgulayarak, “Kürt meselesinin çözümünde tarihin her zaman doğru yerinde durduk, bundan sonra da duracağız. Çünkü bu mesele hepimizin ortak meselesidir” dedi.
Özel, bu sorunun kuşaklar boyunca taşınan ağır bir toplumsal yük olduğunu ifade ederek, toplumun artık terörün sona ermesini, barışın tesis edilmesini ve demokrasinin güçlenmesini istediğini belirtti. CHP’nin her koşulda barışı savunduğunu dile getiren Özel, çözümün Meclis çatısı altında, şeffaflık ve samimiyetle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İktidarın süreci siyasi çıkarlar için kullanmasını eleştirerek, “Biz bu meseleyi siyasi ikbal değil, bu milletin evlatlarının beka meselesi olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Kayyım uygulamaları ve “Kent Uzlaşısı” soruşturmalarına da değinen Özel, Kürtlerin yerel yönetimlerde temsil edilmesinin suç sayılmasını sert bir dille eleştirdi. Bu soruşturmaların Türkiye’nin barışına ciddi bir darbe olduğunu ifade eden Özel, CHP’nin tüm baskılara rağmen Meclis’teki komisyon çalışmalarını sürdüreceğini belirtti. “CHP’ye rol biçmeye, yön vermeye çalışanları dikkatle izliyoruz” dedi.
Dış politikada Gazze ve Suriye konularına dikkat çeken Özel, “Barış, süper güçlerin küresel sermayeyle el ele pazarladığı bir masala dönüşmek isteniyor. Gazze’de olan tam da budur. Soykırımı gerçekleştirenler, 71 bin insanı öldürenler, bugün demokrasi savunucusu gibi davranarak barış adı altında fiili işgale girişiyorlar” şeklinde konuştu. Suriye için ise, “Suriye’nin huzuru ve refahı Türkiye’ye de kazandırır, bu kez kazanan emperyalistler değil, bu toprakların insanı olsun diye mücadele ediyoruz” dedi.
Konferans, Özgür Özel’in açılış konuşmasının ardından dört ayrı panelle devam etti. İlk oturumda Türkiye’nin iç barışı ve bölgesel gelişmeler ele alındı. İkinci oturumda demokratikleşme, siyasal temsil ve eşit yurttaşlık konuları tartışıldı. Öğleden sonraki üçüncü oturumda Kürt meselesi ve toplumsal barışın ekonomik boyutu üzerinde duruldu. Dördüncü ve son oturumda ise “Barışı Toplumda Yeniden Kurmak” başlığıyla kayyım uygulamaları ve toplumda güvenin yeniden tesis edilmesi konuları ele alındı. Gün boyu süren konferans, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kapanış konuşmasıyla sona erdi.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, konferansın son oturumunda konuşarak, “Bugün Kürt meselesini çözme yolunda adımlar atan Cumhur İttifakı, Kürt sorununun varlığını kabul etmiyor. CHP bu noktada öne çıkıyor ve büyük bir görev üstleniyor. Bir komisyon kuruldu, ancak bir buçuk senedir adım atılmıyor. 16 belediye başkanı hâlâ içeride. Bu şekilde toplumsal barışı nasıl sağlayacaksınız?” dedi.
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, konferansa yapay zeka ile hazırlanmış bir mesaj gönderdi. İmamoğlu, Türkiye’nin ulusal birliğini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Kürt meselesine dair üç çözüm önerisi sunan İmamoğlu, ilk olarak “eşit vatandaşlık” anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Resmi dilin Türkçe kalacağını ifade eden İmamoğlu, Kürt yurttaşların dil, kültür ve kimliklerini özgürce yaşatabilmelerinin önünün açılmasını önerdi. Ancak, kolektif haklara dayalı bir modelin karşısında olduğunu vurgulayarak, “Yurttaşları kimliklerine göre ayıran hukuksal düzenlemeler sorun çözmez. Ülkemizi bir etnik ya da dini cemaatler ülkesine çeviremeyiz” dedi.
İkinci adım olarak bölgesel kardeşliğin geliştirilmesini öneren İmamoğlu, Türkiye’nin hem kendi yurttaşlarıyla hem de sınırları dışındaki Kürtlerle barışçı, kapsayıcı ve güven veren bir siyaset izlemesi gerektiğini belirtti. “İstanbul gelişirken Ağrı, Muş, Hakkâri geri kalamaz” diyen İmamoğlu, üçüncü olarak refahın artırılması ve adil paylaşımını, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kalkındırılması, üretim, turizm ve sınır ticaretiyle bölgesel eşitsizliklerin giderilmesini çözüm aşamasının üçüncü adımı olarak sundu. Mesajının sonunda Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini vurgulayan İmamoğlu, kardeşliğin güçlendirilmesi ve Kürt meselesinin çözümü için yeni ve cesur adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nın bu adımlar için önemli bir zemin olacağını belirten İmamoğlu, “Ay yıldızlı bayrağımız altında, 86 milyon yurttaşımızla eşit ve müreffeh bir geleceği ebedi hale getirebiliriz” diyerek mesajını tamamladı.




