Sözleşmelilerin Kadroya Alınmasında Türk Eğitim-Sen’in Rolü

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, sözleşmelilerin kadroya alınmasındaki katkılarını vurguladı.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 24 Mart 2026 tarihinde Bengü Türk TV’de yayınlanan “Söz Hakkı” programında, sendikalarının sözleşmelilerin kadroya alınmasındaki katkılarını vurguladı. Geylan, bir başka sendikanın Türk Eğitim-Sen’i hedef alan sosyal medya paylaşımına sert bir dille yanıt verdi.

Geylan, “Bu durum gerçekten trajikomiktir. Yüz binlerce üyesi olan bir sendikanın başka bir sendikaya karşı ergen tavırlarla paylaşım yapması kabul edilemez. Önce kendi kapınızın önünü temizleyin; üzerinizdeki kul hakları sizi birkaç ömür götürür,” diyerek eleştirilerini dile getirdi. Eğitim kurumları yöneticilerinin 2018’den bu yana sınavla atandığını, ancak önceki dönemlerdeki mülakat süreçlerinin adaletsizliğine dikkat çekti.

Geylan, sözleşmelilerin kadroya alınması için Türk Eğitim-Sen’in verdiği mücadeleleri anlattı. 2005 yılında 4/C statüsünde kısmi zamanlı geçici sözleşmeli öğreticilik uygulamasının getirilmesiyle birlikte Türk Eğitim-Sen’in bu duruma karşı harekete geçtiğini ve dava açarak bu uygulamanın iptalini sağladığını belirtti. Ayrıca, 4/B sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına karşı da benzer mücadeleler verdiklerini ifade etti.

“Siz uyurken Türk Eğitim-Sen ayaktaydı” diyen Geylan, sendikalarının, 16 Nisan 2011’de düzenledikleri mitingde sözleşmelilere kadro sözü alındığını hatırlattı. Geylan, o dönemdeki mücadelelerinin sonucunda sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirildiğini vurguladı.

Nöbet ücretinin de Türk Eğitim-Sen’in mücadelesiyle elde edildiğini belirten Geylan, “Nöbet ücreti ile ilgili mücadeleye 2006 yılında başladık. Bugün nöbet ücreti 975 TL’ye ulaştı. Bu sendika, toplu sözleşmede enflasyon farkını eklemeyi bile unuttu!” diyerek diğer sendikaları eleştirdi.

Geylan, 3600 ek gösterge konusunda da Türkiye Kamu-Sen’in katkılarını vurguladı. “3600’ün mucidi Türkiye Kamu-Sen’dir. Eğer yetkili olsaydık, memur maaşları %61,57 daha yüksek olacaktı,” dedi. Ayrıca, Türkiye Kamu-Sen’in toplu görüşme priminin de ilk kez kendileri tarafından alındığını hatırlattı.

Sonuç olarak, Geylan, Türk Eğitim-Sen’in ve Türkiye Kamu-Sen’in kamu çalışanlarının hakları için verdikleri mücadelenin önemini bir kez daha vurgulayarak, sendikal mücadelenin gerekliliğine dikkat çekti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu