Yerli Malı Teşviklerinde Kara Delik Endişesi Artıyor

Yerli malı belgesi alan firmaların ucuz ithalata devam etmesi, teşviklerde kara delik kuşkularını artırdı.

LEVENT AKBAY

Yerli malı belgesi alan bazı şirketlerin, düşük maliyetle ithalat yapmaya devam etmesi, bu teşvik sisteminde kara delik şüphesini doğurdu. Bu durum, yerli malı belgesi düzenlenirken yalnızca yerlilik oranının hesaplanmasına odaklanılması ve az miktarda yerli girdi ile belge alarak teşviklerden faydalanan firmaların, aynı ürünün asıl girdisini Çin ve Hindistan gibi ülkelerden düşük fiyatlarla temin etmeye devam etmelerinden kaynaklanıyor. Girdi hareketlerini izleyen bir kontrol mekanizmasının olmaması, yerli üretimi olumsuz etkileyen bu yöntemin hangi ürün gruplarında uygulandığını ve genel zararını belirsiz kılıyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren sanayiyi daha fazla kapsayacak ve yazılım dahil yerli üretim teşvikini yaygınlaştıracak şekilde geliştirilen yeni sistemin uygulanmasıyla ortaya çıkan kara delik kuşkusu, belge almak için miktar koşulunun getirilmemesi nedeniyle gündeme geldi. Yerli malı teşviklerinden yararlanan bazı firmaların düşük fiyatla ithalat yapmalarının önüne geçilememesi, teşvik mevzuatının dolanılmasına yol açtı.

Olayın Gelişimi

Sektöre girdi sağlayan büyük bir tedarikçi, ‘yerli’ ürünlerini kullanan firmaların yurt dışında kalite güvence sertifikası alması için bir denetim kuruluşuyla iletişime geçti. Ancak ana üretici, birçok firmaya girdi sağlayacak kapasiteye sahip olup olmadığını sorgulamak amacıyla süreci incelemeye aldı. İnceleme sonucunda, satış yapılan firma sayısının doğru olduğu ancak satılan girdi miktarlarının oldukça düşük olduğu belirlendi.

Yerli ve İthal Ürünlerin Durumu

Bu süreçte, az miktarda yerli girdi ile ‘yerli malı’ belgesi alan bu şirketlerin, üretimlerinin tamamı için girdi ithalatı yapmaya devam ettikleri ve bu yöntemle hem ithalat avantajından hem de yerli girdi kullanımına sağlanan avantajlardan yararlandıkları ortaya çıktı. Girdi tedariği sağlayan büyük üretici, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nı da durumu bilgilendirerek sorunun çözülmesi ve kaçağın önlenmesi için bir ürün takip sistemi kurulabileceğine dikkat çekti.

Gerçek Maliyetler

Bu kara delik yalnızca bir ürün grubunda ortaya çıkmışken, diğer ürün gruplarında da benzer yöntemlerin uygulanması durumunda çok daha büyük bir sorun haline gelebileceği ifade ediliyor. Ekonomi kaynakları, firmaların çeşitli miktarlarda girdi alarak ‘ben yerli malı kullanıyorum’ diyerek teşviklerden yararlandıklarını, ancak tüm imalatlarında bu girdileri sizden alıyormuş gibi gösterdiklerini belirtti. Bu durum, gerçek anlamda bir kara delik oluşturuyor. Diğer taraftan, bakiye girdi ihtiyaçlarının, Çin ve Hindistan gibi ülkelerden temin edildiği bilgisi dikkat çekiyor. Yani, ön cephede yerli malı belgesi var, ancak arka planda ithalat devam ediyor. Yerli teşvikten beklenen bu olmamalı.

Yeni Sistem ve Kolaylıklar

Yerli Malı Belgesi, yüzde 51 ve üzeri yerli katkı oranına sahip ürünler için odalar ve borsalar tarafından düzenleniyor ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından kontrol ediliyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren yeni sistemle birlikte uygulamalar devam ediyor. Bu belge, kamu ihalelerinde yüzde 15 fiyat avantajı sağlıyor. Yeni sistem, firmaların yerlilik oranı yüzde 51’den az olan ürün ve girdileri için ‘Yerli Katkı Oranı Raporu’ düzenlemelerine olanak tanıyor. Ancak bu rapor, kamu ihalelerinde kullanılamıyor. Yerlilik teşviklerinin önümüzdeki dönemde uygulanması bekleniyor.

Ürün ya da mal menşei kontrolü için sanayi sicil belgesi ve fatura ile yüzde 100 yerlilik tescil edilirken, artık menşei kontrolü için sanayi sicil belgesi, faturanın yanı sıra yerli katkı oranı raporu veya yerli malı belgesi gerekmektedir.

Yerli Katkı Oranı ve İthal Girdiler

Yerli katkı oranı hesabında, girdinin nihai ürün maliyet tutarı içindeki payının binde beşinin altında olması durumunda, yerli fatura ibrazı ile girdi yüzde 100 yerli ürün olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda, ürünlerin maliyet tutarı içindeki payının yüzde 10’u aşmaması gerekiyor. Binde beş oranına sahip girdiler toplamda yüzde 10’u geçtiği takdirde, yerli kabul edilmeyen bölüm için sanayi sicil belgesi, kapasite raporu ve fatura ile Bakanlığın belirlediği yüzde 40 oranındaki yerli kategorisine dahil edilebiliyor. Alternatif olarak, yerli katkı oranı raporu ve yerli malı belgesi ile sanayi sicil belgesi ibraz edilerek bu belgelerde yazılı oran kadar yerlilik uygulanabiliyor.

İthal girdilerde, girdi maliyeti binde beş’ten büyükse ve listede GTİP kodu varsa, sanayi sicil belgesine bakılmaksızın mal direkt ithal kabul edilerek GTİP oranı uygulanıyor. Kalan kısım yerli kabul edilmeyerek oran sıfır olarak uygulanıyor.

Yazılım ve Enerji Giderleri

Yazılım sektörünün yerliliğinde artık Teknolojik Ürün Belgesi (TÜR) şartı aranıyor. Ürünün TÜR Belgesi olması halinde yüzde 100 yerli, yoksa ithal ürün kabul ediliyor. Daha önce Ar-Ge maliyetleri sadece hesaplama anında dikkate alınırken, yeni mevzuatta bu maliyetler üretim devam ettiği sürece, yasal amortisman süresi çerçevesinde belirlenen oranda hesaplamaya dahil ediliyor. Ayrıca, enerji maliyetleri, ithal doğalgaz nedeniyle kısmen yerli olarak kabul edilirken, 2026’dan itibaren elektrik, su ve doğalgaz maliyetleri de yerli olarak hesap cetveline dahil ediliyor.

Denetimlerin artırılması, ara kontrol ve inceleme uygulamalarının başlatılmasıyla birlikte, bir önceki yıl düzenlenen belge sayısının yüzde beş’ini geçmemek üzere farklı bir heyetle oda/borsalar tarafından ara kontroller yapılabilecek. Bakanlık, resen veya şikayet üzerine inceleme yaparak belge iptali gerçekleştirebilecek. Üretici, oda-borsa ve mali uzmana çeşitli sürelerde belge düzenlememe cezası verilebilecek.

Geri Dönüşüm ve Fikri Haklar

Geri dönüşüm faaliyetlerinde, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği çerçevesinde lisans sahibi bir işletme faaliyeti sonucu elde edilen girdiler, ‘yerli katkı oranı’ hesabına yüzde 100 yerli girdi olarak dahil edilecek. Yeni uygulamada üretimde kullanılmak üzere Zorunlu Yerli Girdi Listesi oluşturuldu ve üretimde kullanılması şart koşuldu. Eski uygulamada yurt dışından temin edilen lisans, patent, royalty gibi giderlerin ithal girdi maliyetleri kısmında değerlendirilmesinden vazgeçildi. Fikri ve sınai mülkiyet haklarının ilk tescilinin Türkiye’de yerleşik bir firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılmış olması koşuluyla giderler yüzde 100 yerli girdi olarak kabul ediliyor.

Yeni uygulamada yurt dışında üretim durumunda yerli malı belgesi veya yerli katkı oranı raporu düzenlenmiyor. Ancak yurt içinde fason üretimde üretici belge alabiliyor. Yüksek ve orta yüksek teknoloji düzeyine sahip ürünler için ayrı ayrı yerli malı belgeleri düzenleniyor. Yurt dışından parça olarak ithal edilen ve yurt içinde montaj yoluyla seri üretilen ürünler hariç, basit birleştirme ile oluşturulan ürünler için yerli malı belgesi veya yerli katkı oranı raporu düzenlenmiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu