Kafein bazı insanları neden daha fazla etkiliyor?
Kafeinin etkisi kişiden kişiye değişiyor. Genetik yapı, tüketim alışkanlığı, sigara, ilaçlar ve gebelik, kafeinin vücutta kalma süresini etkiliyor.
Kahve tüketiminin ardından ortaya çıkan uyarıcı etki herkes için aynı olmuyor. Bazı kişiler akşam saatlerinde kahve içtikten sonra uyumakta zorlanırken, bazıları yatmadan kısa süre önce tükettiği kahveden belirgin biçimde etkilenmiyor. Bu farklılığın başlıca nedenleri arasında kafeinin vücutta ne kadar süre kaldığı ve kişisel biyolojik özellikler yer alıyor.
Kafein, kahve dışında kola, enerji içeceği, çikolata, sakız ve bazı sporcu takviyeleriyle de alınan, dünyada en yaygın kullanılan psikoaktif maddelerden biri. Uyanıklığı ve dikkati artırabilen bu madde, vücuda doğrudan enerji sağlamıyor; yorgunluk hissini geçici olarak bastırıyor. Kafein bunu, gün içinde beyinde biriken ve uyku halini artıran adenozinin etkisini engelleyerek yapıyor. Fazla tüketim ise baş ağrısı, huzursuzluk, çarpıntı ve uykusuzluk gibi sonuçlara yol açabiliyor.
Bir fincan kahveyle alınan kafein kana karıştıktan sonra kısa sürede beyne ulaşıyor. Ardından karaciğerdeki enzimler tarafından parçalanıyor ve idrar yoluyla vücuttan atılıyor. Northwestern Üniversitesi’nden beslenme doçenti Dr. Marilyn Cornelis’e göre bu süreç kişiye bağlı olarak 6 ila 20 saat sürebiliyor. Bu nedenle ilk kahvenin etkisi henüz tamamen geçmeden ikinci bir fincanı içmek, vücuttaki kafein düzeyini yükselterek gerginlik hissini artırabiliyor.
Karaciğerin kafeini parçalama hızında CYP1A2 adlı gen önemli rol oynuyor. Genetik farklılıklar, bazı kişilerin kafeini daha hızlı metabolize etmesine, bazılarının ise bu maddeyi daha uzun süre taşımasına neden olabiliyor. Yakın zamanda yayımlanan bir araştırmada Avrupalıların ve Güney Amerikalıların kafeini daha hızlı parçaladığı sonucuna ulaşıldı.
Kafein tüketimi uyku saatinden önce sınırlandırılmalı
Uyku uzmanları, kafein tüketiminin yatmadan en az 6 saat önce bırakılmasını öneriyor. Psikolog ve uyku uzmanı Dr. Lindsay Browning, kafeinin yalnızca uykuya dalmayı zorlaştırmadığını, uyku kalitesini de olumsuz etkileyebildiğini belirtiyor. Saat 22.00 civarında yatağa giden kişilerin, öğleden sonra 14.00’ten sonra kafein almamaya çalışması tavsiye ediliyor.
Sigara kullanımı da kafeinin vücuttaki etkisini değiştirebiliyor. Sigaranın, karaciğerin kafeini parçalama sürecini yüzde 65’e kadar hızlandırabildiği belirtiliyor. Bu durum, sigara içenlerin daha fazla kahve tüketme eğilimini açıklayabildiği gibi, sigarayı bırakan kişilerin kahveyi neden bir anda daha güçlü hissettiğini de ortaya koyuyor.
Bazı antibiyotikler, doğum kontrol hapları ve reçeteli ilaçlar ise kafeinin vücuttan atılmasını yavaşlatabiliyor. Gebelikte meydana gelen hormonal değişiklikler de kafeini parçalayan karaciğer enzimlerinin faaliyetini baskılayabiliyor. Öte yandan düzenli kahve tüketen kişilerde, vücudun kafeine zamanla alışması nedeniyle duyarlılık azalabiliyor.




