Gazze’de Kışın Getirdiği Felaket: 21 Can Kaybı
Gazze’de kışın etkisiyle 21 kişi hayatını kaybetti. Soğuk hava koşulları insani krizi derinleştiriyor.
Gazze Şeridi’nde kış mevsiminin etkisiyle yaşanan soğuk hava koşulları, 18’i çocuk olmak üzere toplam 21 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bölgedeki insani durum, İsrail ablukası ve devam eden saldırılarla daha da kötüleşiyor.
Gazze’deki Hükümetin Medya Ofisi, bölgedeki son durumu aktaran bir açıklama yaptı. Açıklamada, İsrail’in sürdürdüğü saldırılar ve abluka nedeniyle 1,5 milyondan fazla Filistinlinin temel insani ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde zorunlu göç kamplarında yaşamak zorunda kaldığı belirtildi.
Aşırı soğuklar nedeniyle, kışın başlamasından bu yana kaydedilen can kayıplarının tamamının zorla yerinden edilen siviller olduğu ifade edildi. Bu durum, en savunmasız grupların, özellikle çocuklar, yaşlılar ve hastaların maruz kaldığı insani felaketin boyutlarını gözler önüne seriyor. Yakıt eksikliği, güvenli barınma alanlarının yetersizliği ve kış giysilerinin azlığı, insani yardımların yetersizliğiyle birleşince krizi daha da derinleştiriyor.
Açıklamada, önümüzdeki günlerde beklenen yeni soğuk hava dalgalarının, özellikle çocuklar ve yaşlılar arasında can kayıplarını artırabileceği uyarısında bulunuldu. İsrail’in bu durumlardan “tam ve doğrudan sorumlu” olduğu vurgulandı ve yaşananların “yavaş öldürme, aç bırakma ve zorla yerinden etme politikalarının” bir devamı olduğu ifade edildi.
Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşlarına acil çağrıda bulunularak, güvenli barınma merkezlerinin sağlanması ve yardım malzemelerinin koşulsuz bir şekilde Gazze’ye ulaştırılması talep edildi.
Ayrıca, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail’in Gazze’ye yönelik ihlallerini sürdürdüğü ve insani yardımların girişini kısıtladığı belirtildi. Gazze’de yüz binlerce Filistinli, soğuk, yağmur ve rüzgardan korumasız bir şekilde derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Barınma, sağlık ve ısınma imkanlarının yetersizliği nedeniyle özellikle bebekler ve çocukların hayati tehlike altında olduğu kaydedildi.




