Türk Eğitim-Sen’den 81 İl’de Eğitimde Şiddete Karşı Anma

Türk Eğitim-Sen, eğitimde şiddete karşı 81 ilde anma programı düzenleyerek güvenlik önlemleri talep etti.

Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, 17 Nisan 2026 tarihinde Türkiye genelinde okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için eş zamanlı anma programları gerçekleştirdi. Ülkenin çeşitli yerlerinde düzenlenen etkinliklerde, kaybedilen canlar anılırken eğitim kurumlarındaki artan şiddete karşı kalıcı tedbirler alınması gerektiği vurgulandı.

Ankara’daki merkezi anma programında Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve diğer sendika temsilcileri, Ulus Atatürk Heykeli önünde toplandı. Burada yapılan konuşmalarda, son dönemde artan okul saldırılarının eğitim camiasında derin bir üzüntü ve endişe yarattığı belirtildi. Katılımcılar, eğitim kurumlarının güvenle anılması gerektiği mesajını iletti.

Etkinlikte taşınan pankartlar ve atılan sloganlarla, öğretmen ve öğrencilere yönelik saldırılara karşı toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiği ifade edildi. Açıklamada, yaşananların yalnızca belirli illeri değil, tüm toplumun geleceğini ilgilendiren bir mesele olduğu vurgulandı.

Talip Geylan, konuşmasında saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara’nın öğrencilerini korumaya çalışırken yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Bu fedakarlığın unutulmaması gerektiğini belirten Geylan, ilgili mercilere çağrıda bulunarak öğretmenin şehit statüsünde değerlendirilmesi için gerekli adımların atılmasını istedi. Bu kaybın sadece eğitim camiasının değil, ülkenin ortak acısı olduğunu ifade etti.

Geylan, okullardaki şiddetin artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini, bunun bir güvenlik sorunu haline geldiğini söyledi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki olayların, eğitim kurumlarının korunması için daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini açıkça gösterdiğini belirtti. Eğitim kurumlarının, ülkenin geleceğini şekillendiren nesillerin yetiştiği yerler olduğunu vurgulayan Geylan, bu kurumların güvenliğinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Türk Eğitim-Sen, yalnızca tepki göstermekle kalmayıp çözüm önerilerini de sıraladı. Kamu yönetiminin acilen bir güvenlik zirvesi toplaması gerektiğini, okul güvenliğinin tüm boyutlarıyla ele alınması ve ilgili tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca her okula güvenlik görevlisi tahsis edilmesi, okul polisi uygulamasının yaygınlaştırılması ve okullarda acil müdahale için bir acil kod sisteminin devreye alınması talep edildi.

Açıklamada, fiziksel güvenlik önlemlerinin yanı sıra rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin de güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Her 100 öğrenciye en az bir rehber öğretmen düşecek şekilde norm düzenlemesi yapılmasının önemine dikkat çekildi. Mevcut durumda rehber öğretmen sayısının yetersiz olduğu belirtilirken, risk taşıyan çocukların erken dönemde fark edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınabilmesi için bu alanın daha etkin hale getirilmesi gerektiği ifade edildi. Ailelerin de rehberlik servisleriyle güçlü iletişim içinde olmalarının önemi vurgulandı.

Geylan, dijital mecraların çocuklar üzerindeki etkisine de değindi. Sosyal medya ve çeşitli yayın içeriklerinde şiddetin sıradanlaştırıldığını belirterek, bu durumun çocuk ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Dijital platformların ve medya içeriklerinin daha sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiği, özellikle şiddeti özendiren unsurlara karşı somut tedbirler alınmasının ertelenemez hale geldiği ifade edildi.

Ailelere yönelik bir mesaj da veren Türk Eğitim-Sen, öğretmenlerin öğrencileri en az aileleri kadar önemsediğini belirtti. Öğretmenin itibarının korunmasının eğitim ortamının sağlıklı işlemesi açısından temel bir unsur olduğunu vurguladı. Velilerin öğretmenlere güven duyması gerektiği, küçük meselelerin büyütülerek şikayet mekanizmalarına taşınmasının hem öğretmenleri yıprattığı hem de eğitim ortamına zarar verdiği belirtildi. Öğretmene verilen değerin, çocukların geleceğine verilen değer olduğu ifade edildi.

Geylan, öğretmenin toplumsal konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yalnızca kamu yönetiminin alacağı tedbirlerin yeterli olmayacağını, toplumun tüm kesimlerinin öğretmeni saygın bir yerde görmesi gerektiğini belirtti. Ailelerin ve toplumun öğretmeni koruyan bir tutum geliştirmemesi halinde okullarda şiddetin sona erdirilmesinin zor olacağını savundu.

Türk Eğitim-Sen, 20 Nisan Pazartesi günü öğretmenlerin ellerinde Türk bayrakları ve dillerinde dualarla ilk derse başlayacağını duyurdu. Bu mesajla birlikte, “okullar bizimdir, öğrenciler bize emanettir” vurgusu yapıldı ve eğitim kurumlarının sahipsiz bırakılmayacağı ifade edildi.

Etkinlik, katılımcıların Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtına karanfiller bırakmasıyla sona erdi. Ardından Hacı Bayram Veli Camii’nde cuma namazı sonrası hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Dualarla tamamlanan program, eğitim camiasının kayıpları karşısındaki ortak acısını ve dayanışma mesajını öne çıkardı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu