Çağatay Güç: AKP’nin İzmir’e Cevabı Yok, Sorunlar Çözülmüyor

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AKP’nin İzmir’e yönelik sorunları çözme kapasitesine sahip olmadığını belirtti.

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Türkiye’nin mevcut ekonomik ve sosyal durumunu CHP İzmir İl Başkanlığı’nda değerlendirdi. Güç, AKP iktidarının vatandaşların sağlık, eğitim, adalet ve refah konularında yeterince ilgi göstermediğini vurgulayarak, “Eğer bu ülkenin insanlarını düşünen bir iktidar olsaydı, bugün Türkiye bu durumda olmazdı” dedi.

Emekliler, asgari ücretliler, üniversite öğrencileri ve işsiz gençlerin göz ardı edildiğini belirten Güç, liyakatsizliğin devlet yönetiminin her alanına yayıldığını ifade etti. “Bugün Türkiye’de her şey yolunda diyebilecek tek bir vatandaş yok” diyen Güç, yaşananların yalnızca bir ekonomik kriz değil, aynı zamanda sosyal bir çöküş ve toplumsal ayrışma olduğunu vurguladı.

AKP’li yöneticilerin başka şehirleri örnek göstererek İzmir’i eleştirmesini samimiyetsiz bulan Güç, “Kayseri’yi, İzmit’i örnek gösterip İzmir’e laf edemezler. Çünkü tablo Türkiye’nin her yerinde aynı” şeklinde konuştu. 2026 bütçesinde İzmir’e yönelik somut bir yatırım olmadığını belirten Güç, “Ne yeni bir raylı sistem, ne ciddi bir ulaşım yatırımı, ne çevre, ne altyapı, ne de sanayi alanında tek bir büyük proje var. İzmir üretiyor, çalışıyor ama AKP hükümeti bu kente yine üvey evlat muamelesi yapıyor” ifadelerini kullandı.

İZBAN’da yaşanan sorunların gerçek sorumlusunun TCDD olduğunu belirten Güç, hat kullanım bedeli ve katener enerji ücretlerinin son dört yılda fahiş oranlarda artırıldığını söyledi. 2023 ve 2024 yıllarında hat kullanım kilometre ücretine yüzde 243 zam yapıldığını hatırlatan Güç, bu artışların İZBAN’ı bilerek zarar eder hale getirdiğini ifade etti. 2025 yılı verilerini paylaşan Güç, “Giriş bedeli 1 milyar 162 milyon lira, katener enerji gideri 376 milyon lira, hat kullanım bedeli ise 390 milyon lira. Sadece hat ve enerji giderleri toplam gelirin yüzde 65,8’ine ulaşıyor. Bu yapı sürdürülemez” dedi.

Hatların işletilmesi, bakımı ve planlamasının tamamen TCDD’ye ait olduğunu vurgulayan Güç, “Yönetim sizde, bedel İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde, sıkıntı ise İzmir halkında. Bu kabul edilemez” diye konuştu. TCDD’nin bakım yapmaması nedeniyle 2025 yılı içinde 229 seferin iptal edildiğini, 95 tahliye yaşandığını belirten Güç, tüm aksaklıkların TCDD kaynaklı olduğunu vurguladı. “Hem yüksek bedeller alacaksınız hem de İzmirliyi bu halde bırakacaksınız. Sonra da sorumluluktan kaçacaksınız. Bu krizden merkezi hükümet sorumludur” dedi.

Atamer Mahallesi’nde yaşanan süreçle ilgili de konuşan Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşların can güvenliğini önceliklendirdiğini ve hızlı bir şekilde harekete geçtiğini söyledi. Riskli yapıların tespit edildiğini, yıkımların gerçekleştirildiğini ve kira ile taşınma desteklerinin sağlandığını hatırlatan Güç, vatandaşlarla birebir görüşmelerin hâlâ sürdüğünü belirtti. AKP’li siyasetçilerin ise sadece şov yaptığını ifade eden Güç, “O gün kameralar önündeydiler, bugün ortada yoklar” dedi. Mahalledeki yoksulluk, işsizlik ve artan madde bağımlılığı sorunlarına dikkat çeken Güç, “AKP hükümeti bu insanlar için ne yapıyor? İşsiz gençler için hangi adımı atıyor?” diye sordu.

Güç, “Toplumdan kopmuş, halkın gerçek sorunlarıyla ilgilenmeyen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Sorun sizsiniz, sorun sizin yönetim anlayışınız” ifadelerini kullandı. İzmir’in bilinçli bir şekilde cezalandırıldığını söyleyen Güç, “Bu şehir susuz kalırsa sorumlusu sizsiniz” dedi.

Su sorununun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayan Güç, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) planlama ve sorumluluktan kaçtığını söyledi. Güç, “Yetki de sorumluluk da DSİ’dedir. Bilip de gereğini yapmamak bu kenti cezalandırmaktır” dedi. Yıllardır İzmir için sağlıklı bir su planlaması yapılmadığını ifade eden Güç, “Baraj yapmıyorsunuz, yeni kaynak üretmiyorsunuz. O zaman İZSU’nun kuyu açma taleplerini neden reddediyorsunuz?” diye sordu.

Kaynak değeri yüksek 41 kuyunun hâlâ bekletildiğini belirten Güç, “Alt tarafı izin verilecek. Ama verilmediği için İzmir susuzluğa mahkûm ediliyor. Sonra da çıkıp ‘su sağlamıyorsunuz’ diyerek CHP’li bir kenti cezalandırmaya kalkıyorsunuz. Buna izin vermeyeceğiz” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile DSİ arasında yaşanan izin tartışmalarına da değinen Güç, Ankara’da yürütülen temasların bir “başarı hikâyesi” gibi sunulmasını eleştirdi. Güç, “Bu tablo bir başarı değil, iş çözemeyen, planlayamayan bir bürokrasinin itirafıdır” ifadelerini kullandı.

“Eğer bu şehir susuz kalırsa bunun altında siz ezileceksiniz” diyen Güç, sorumluluğun açık olduğunu söyledi. AKP’nin okul yatırımlarını siyasete alet ettiğini savunan Güç, Terzane Mahallesi’nde yapılması planlanan okul üzerinden algı yaratıldığını ifade etti. Güç, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yaklaşık 20 ay önce yaptığı başvuruya rağmen sürecin çarpıtıldığını belirtti.

“İzmir milletvekilleri ve AKP yöneticileri bu kentin sorunlarından kopmuş durumda” diyen Güç, “Ne kadar çok konuşurlarsa çalıştıklarını sanıyorlar ama İzmirli bunu yemez” dedi. Siyasetin laf değil icraat üretmesi gerektiğini vurgulayan Güç, “Bu millet boş konuşanı sevmez. Sürekli suçlayan, karşılığı olmayan bir siyaset anlayışı bu topraklarda itibar görmez” şeklinde konuştu.

“İzmir laf değil iş ister, bahane değil çözüm ister” diyen Güç, sandık çağrısında bulundu. “Cesaretiniz varsa sandığı getirin, kimin kazanacağını görelim” dedi. Güç, “Türkiye Cumhuriyeti köklü bir devlet geleneğinin mirasıdır ve sonsuza kadar yaşayacaktır” diyerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasının birlik ve kardeşlik olduğunu ifade etti. “Bu ülkenin bugün tek umudu Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Biz halkın yanındayız, bu düzeni birlikte değiştireceğiz” dedi.

Güç, “Bu iddianamenin ne kadar gerçekçi olduğunu kamuoyu zaten biliyor” diyerek, yargılamanın tutuksuz yapılabileceğine dikkat çekti. Söz konusu kişinin bu ülkenin evladı olduğunu vurgulayan Güç, “Kaçmayacağını herkes biliyor. Buna rağmen tutuklu yargılama ısrarı hem ailesini perişan ediyor hem de adalet duygusunu zedeliyor” ifadelerini kullandı. Tutuklu bulunan belediye başkanının ciddi sağlık sorunları yaşadığını hatırlatan Güç, “Hasta bir insandan söz ediyoruz. Devlet aklı, vicdanı ve merhametiyle hareket etmek zorundadır” dedi.

AKP’li yetkililerin süreci yerinde görmesi halinde tablo karşısında kayıtsız kalamayacağını belirten Güç, “Bir kez gidip oradaki yorgunluğu, acıyı görseler insanın içi sızlar. Bu siyasallaşmış ve hasta bir yargı sisteminin geldiği noktadır” diye konuştu. Davaların tutuksuz yürütülmesi gerektiğini dile getiren Güç, “Bu yargılamaların tutuksuz yapılması kamu güvenliği açısından hiçbir risk oluşturmaz” dedi. Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Güç, sürecin acilen düzeltilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu tablo karşısında vicdanen rahat olunamaz. Murat Başkan’a acil şifalar diliyorum. Onu çok sevdiğimi de özellikle belirtmek istiyorum” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu