Avrupa’daki Sıcak Hava Dalgalari İklimlendirme İhracatını Artırıyor

Avrupa’daki sıcak hava dalgaları, Türk iklimlendirme ihracatını artırma potansiyeli taşıyor. İSİB Başkanı Osman Baştaş’ın açıklamaları.

Avrupa’da giderek artan sıcak hava dalgaları, iklimlendirme sektöründe yeni ihracat fırsatları yaratmaktadır. İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, iklim değişikliğinin etkisiyle iklimlendirme sistemlerinin artık temel bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayarak, Avrupa’daki artan talebin Türk üreticileri için önemli bir potansiyel sunduğunu ifade etti.

Baştaş, Avrupa’da sıcak hava dalgalarının geçici bir durum olmadığını, özellikle geleneksel olarak klima kullanımının yaygın olmadığı Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinde talebin belirgin bir şekilde arttığını belirtti. Kamu kurumları, eğitim kurumları, sağlık tesisleri ve ticari işletmelerin de iklimlendirme yatırımlarını hızlandırdığını kaydeden Baştaş, mevcut sistemlerin artan sıcaklıklar karşısında yetersiz kalmasının yenileme ihtiyacını doğurduğunu dile getirdi.

“Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinde dahi talebin belirgin şekilde arttığını gözlemliyoruz. Sadece bireysel kullanıcılar değil, kamu kurumları, eğitim yapıları, sağlık tesisleri ve ticari işletmeler de iklimlendirme yatırımlarını hızlandırıyor. Ayrıca Avrupa’da mevcut klima sistemlerinin ortalama sıcaklıkların yükselmesi karşısında yetersiz kalması, sistemlerin yenilenme ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu durum ihracat potansiyelimizi artıracaktır. Biz bu artışı kısa vadeli, mevsimsel bir hareketlilik olarak değerlendirmiyoruz. Avrupa Birliği’nin iklim politikaları, enerji verimliliği hedefleri ve sürdürülebilir bina dönüşümüyle birlikte pazarın daha yüksek verimli, çevre dostu ve akıllı iklimlendirme sistemlerine yöneldiğini görüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda talebin sadece miktar olarak değil, teknoloji ve kalite açısından da dönüşerek büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz” dedi Baştaş.

İklimlendirmenin yalnızca konutlar için değil, ticari ve endüstriyel faaliyetler açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Baştaş, veri merkezleri, üretim tesisleri ve lojistik depolarında kesintisiz ve yüksek verimli iklimlendirme sistemlerine olan ihtiyacın arttığını ifade etti. Baştaş, veri merkezlerinde sunucuların güvenli çalışabilmesi için hassas sıcaklık ve nem kontrolü sağlayan soğutma çözümlerine yönelik talebin hızla arttığını belirtti.

“Avrupa pazarında yüksek enerji verimliliğine sahip inverter klimalar, ısı pompaları, değişken debili VRF sistemleri, havalandırma ve hava kalitesi çözümleri, ısı geri kazanım sistemleri, otomasyon destekli akıllı bina çözümleri ile çevre dostu soğutucu akışkan kullanan ürünler ön plana çıkıyor. Karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik politikalar, sektörümüzü daha çevreci ve daha dijital teknolojilere yönlendirmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, yüksek kalite standartları ve Avrupa’ya lojistik yakınlığı sayesinde önemli bir tedarikçi konumunda bulunduğunu belirten Baştaş, Avrupa Birliği’nin sektörün en önemli ihracat pazarlarından biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Baştaş, “Avrupa Birliği, sektörümüzün en önemli ihracat pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle enerji verimliliği yüksek ürünler, havalandırma sistemleri, ısı değiştiriciler, tesisat ekipmanları, soğutma sistemleri ve ticari iklimlendirme çözümlerinde Türk firmalarının rekabet gücü oldukça yüksektir. Bunun yanında Avrupa’da tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi eğilimi de Türkiye açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Hızlı teslimat kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve güçlü mühendislik altyapımız sayesinde Türk üreticiler Avrupa’nın güvenilir çözüm ortakları arasında yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, AR-GE çalışmaları ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla bu konumumuzu daha da güçlendireceğimize inanıyoruz” dedi.

Baştaş, yaz aylarında Avrupa’da etkisini artıran sıcak hava dalgalarının kısa vadede klima ve iklimlendirme ürünlerine yönelik siparişleri desteklemesini beklediklerini belirtti. Yılın ikinci yarısında Avrupa pazarından gelecek siparişlerde artış beklemekle birlikte küresel ekonomik gelişmeleri, finansman koşullarını ve jeopolitik riskleri yakından takip ettiklerini ifade etti. “Buna rağmen Türk iklimlendirme sektörünün üretim kapasitesi, kalite seviyesi ve ihracat tecrübesi sayesinde oluşacak talebi karşılayabilecek güçlü bir yapıya sahip olduğuna inanıyoruz. İSİB olarak firmalarımızın uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artıracak tanıtım faaliyetleri, ticaret heyetleri, milli katılım organizasyonları ve sektörel işbirlikleriyle ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu